PATOLOJİK MEME BAŞI AKINTILI HASTALARIN TANI VE TEDAVİSİNDE MAJÖR DUKTAL EKSİZYON İLE MİNİMAL İNVAZİV MİKRODUKTEKTOMİ’NİN KARŞILAŞTIRILMASI

KENAN ÇETİN, HASAN EDİZ SIKAR, METİN KEMENT, MUHAMMET FİKRİ KÜNDEŞ, MEHMET ESER, ERSİN GÜNDOĞAN, LEVENT KAPTANOĞLU, NEJDET BİLDİK

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2017;28(2):87-92

Sağlık Bilimleri Üniversitesi, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Eğitim Ve Araştırma Hastanesi, Genel Cerrahi Kliniği, İstanbul

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Patolojik meme başı akıntısı nedeni ile tanı ve tedavi amaçlı mikroduktektomi yapılan hastalar ile majör duktus eksizyonunu(MDE) yapılan hastaları karşılaştırmayı amaçladık. YÖNTEM ve GEREÇLER: Ekim 2011 ile Ekim 2015 tarihleri arasında, kliniğimizde patolojik meme başı akıntısı sebebiyle opere edilen hastalar dahil edildi. Veriler, hasta dosyaları incelenerek geriye dönük olarak toplandı. Hastalar yapılan cerrahi işleme göre iki gruba ayrıldı (mikrodukdektomi yapılan hastalar Grup Mikro, MDE yapılan hastalar ise Grup Majör). Çalışmamızda incelenen veriler, hastaların demografik özellikleri, akıntının karakteri, ameliyat öncesi görüntüleme bulguları, ameliyat öncesi sitolojik bulgular, ameliyat sonrası patolojik bulgular ve takip sonuçları şeklinde idi. BULGULAR: Toplam 78 hastanın 57’sine mikroduktektomi, 21’ine ise MDE uygulandı. Çalışmamızda her iki grupta da en sık saptanan lezyonlar atipi içermeyen papillamatöz lezyon veya lezyonlardı(sırasıyla, n=8, %38, 1 ve n=26, %45, 6). Çalışmamızda toplam 17(%21, 8) hastada malignite potansiyeli taşıyan(atipik duktal hiperplazi, atipi içeren papillamatoz lezyon/lar, DCIS, intraduktal papiller karsinom) lezyon tespit edildi. Her ne kadar Grup Majör’de malignite potansiyeli taşıyan lezyonlu hasta sayısı Grup Minör’e oranla fazla bulunmuş olsada(n=11, %28, 6 karşın n=6, %19, 3) aradaki fark istatistiksel olarak anlamlılık göstermedi(p=0, 3). TARTIŞMA ve SONUÇ: Meme başı akıntılarının tanısında klasik görüntüleme yöntemleri ve sitoloji yeterli olmayıp negatif olsalar dahi hastalara cerrahi önerilmelidir. Seçilecek cerrahi prosedür mikroduktektomi veya major duktus eksizyonu olabilir. Nitekim bizim çalışmamızda da her iki prosedürün malignite tespit etme oranları arasında istatistiksel anlamlı fark saptanmamıştır.