Gamze KÜÇÜKOSMAN, Bengü G. KÖKSAL, Keziban BOLLUCUOĞLU, Rahşan D. OKYAY, Dilay İ. ALP, Özcan PİŞKİN, Hilal AYOĞLU
Batı Karadeniz Tıp Dergisi - 2026;10(1):142-150
Postoperatif uyanma deliryumu (PED), özellikle çocuklarda anesteziden uyanma sırasında huzursuzluk, yönelim bozukluğu ve ajitasyon ile karakterizedir. Etiyolojisinde preoperatif anksiyete, baş-boyun cerrahisi, inhalasyon ajanları ve ağrı rol oynar. Bu çalışmada, pediatrik adenotonsillektomi sonrası PED üzerine preemptif analjezi ve preoperatif anksiyetenin etkileri araştırılmıştır. Etik kurul onayı ve yazılı ebeveyn onamı alındıktan sonra 64 pediatrik hasta çalışmaya dahil edildi. Bu prospektif gözlemsel çalışmada hastalar, intravenöz asetaminofen uygulama zamanına göre; cerrahi insizyondan 30 dakika önce (Grup 1) veya cerrahinin bitiminden 15 dakika önce (Grup 2) olacak şekilde sınıflandırıldı. Preoperatif anksiyete modified Yale Preoperative Anxiety Scale (m-YPAS) ile, postoperatif deliryum Pediatric Anesthesia Emergence Delirium (PAED) ölçeği ile ve ağrı Wong-Baker Faces Pain Scale (WBFPS) ile değerlendirildi. Ölçümler postoperatif 0, 5, 10, 15, 30, 45 ve 60. dakikalarda kaydedildi. p<0,05 değeri anlamlı kabul edildi. Gruplar demografik özellik, anestezi süresi, cerrahi geçmiş, ebeveyn memnuniyeti ve komplikasyonlar açısından benzer bulundu. Her iki grupta preoperatif anksiyete yüksekti (m-YPAS >=30). Grup 1'in ekstübasyon süresi anlamlı olarak daha kısaydı (p<0.001). PAED skorları Grup 1'de 10 dakika, Grup 2'de 15 dakika >=10 olarak kaldı. PAED ve WBFPS skorları zamanla azalmış ve her iki grupta pozitif korelasyon göstermiştir (p<0.05). Preemptif analjezi postoperatif ağrıyı azaltmış ancak ilk 10 dakikadaki PED skorlarını anlamlı şekilde etkilememiştir. Bulgular, PED'nin önlenmesinde hem anksiyete hem de ağrı yönetiminin birlikte ele alınmasının önemini göstermektedir.