Mustafa KAFALI, Ganiye Begül YAĞCI
Cukurova Medical Journal - 2026;51(1):174-181
Amaç: Bu çalışmanın amacı, Sağlık Bilimleri Üniversitesi Adana Şehir Eğitim ve Araştırma Hastanesi'nde akut lösemi tanısı alan pediatrik hastalarda sağkalım sonuçlarını ve tedaviye bağlı mortalite oranlarını değerlendirmektir. Gereç ve Yöntem: Şubat 2021 ile Mayıs 2023 tarihleri arasında akut lösemi tanısı konulan 105 pediatrik hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Veriler hastane elektronik tıbbi kayıt sisteminden elde edildi. Sağkalım analizi Kaplan -Meier yöntemiyle yapıldı; gruplar arasındaki farklar log -rank testi ile karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya alınan 105 çocuğun (ortanca yaş: 9 yıl) 91'inde akut lenfoblastik lösemi (ALL), 13'ünde akut myeloid lösemi (AML) ve 1 hastada karışık fenotipli akut lösemi (MPAL) saptandı. Genel sağkalım oranı %62,6 idi. Kız hastalarda sağkalım oranı erkeklere göre anlamlı derecede yüksekti (%80'e karşı %48). Sekizinci günde steroid yanıtı iyi olan hastalarda sağkalım belirgin şekilde daha yüksekti (%83'e karşı %35). Çok değişkenli analizde erken steroid yanıtı, mortalite riskini yaklaşık %90 oranında azaltan bağımsız bir sağkalım belirleyicisi olarak bulundu. Sonuç: Kız cinsiyet ve erken steroid yanıtı, pediatrik akut lösemide daha iyi sağkalım ile ilişkili bulundu. Genel sağkalım oranı orta düzeyde olsa da, tedaviye bağlı mortalite oranı yüksek seyretmiştir. Bu durum, destek tedavilerinin güçlendirilmesi, enfeksiyon kontrol önlemlerinin iyileştirilmesi ve sosyo ekonomik eşitsizliklerin azaltılması gerekliliğini ortaya koymaktadır. Cinsiyete özgü risk sınıflandırması, erken tedavi yanıtı ve moleküler izlemin bireyselleştirilmiş tedavi protokollerine entegre edilmesi, uzun dönem sağkalımı artırabilir. Bununla birlikte, minimal rezidüel hastalık (MRD) verilerinin olmaması, ayrıntılı prognostik değerlendirmeyi sınırlamaktadır.