Seçkin BİLGİÇ, Hüseyin Galip ŞAHİN, İrem KÖROĞLU, Ulviye YALÇINKAYA, Eray ALPER
Molecular Imaging and Radionuclide Therapy - 2026;35(3):280-285
Daha önce sol fibulada non-metastatik kondroblastik osteosarkom nedeniyle cerrahi ve kemoterapi uygulanmış 15 yaşındaki kız hasta, klinik remisyonda iken rutin takip kapsamında 18F-florodeoksiglukoz pozitron emisyon tomografisi/bilgisayarlı tomografi (18F-FDG PET/BT) ile değerlendirildi. Görüntülemede sağ oksipital kondilde, komşu kemik ve yumuşak dokuya uzanım gösteren, maksimum standart tutulum değeri [(SUVmax): 16,5], olan 36 x 17 mm boyutunda hipermetabolik bir lezyon ile eş zamanlı olarak 18F-FDG tutulumu gösteren bir pulmoner nodül (SUVmax: 3,4) saptandı. Görüntülemeden kısa süre sonra hastada hafif boyun rahatsızlığı ve sağa doğru dil deviasyonu gelişmesi hipoglossal sinir tutulumunu düşündürdü. Kafa tabanı lezyonundan alınan biyopsi ve pulmoner nodülün histopatolojik değerlendirmesi, uyumlu morfoloji ve immünofenotip ile metastatik kondroblastik osteosarkomu doğruladı. Hastaya oksipital lezyon biyopsisi, cerrahi eksizyon, radyoterapi ve pulmoner metastaza yönelik wedge rezeksiyon uygulandı. Ekstremite kökenli osteosarkomlarda kafa tabanı tutulumu son derece nadirdir ve özellikle pediatrik hastalarda oldukça seyrektir. Bu olgu, konvansiyonel izlem stratejileriyle rutin olarak değerlendirilmeyebilecek atipik metastatik odakların saptanmasında tüm vücut 18F-FDG PET/BT'nin tamamlayıcı rolünü vurgulamaktadır. Ayrıca, odaklanmış literatür incelemesi pediatrik kondroblastik osteosarkomda kafa tabanı tutulumunun olağanüstü nadirliğini ortaya koymakta ve alışılmadık metastatik paternler konusunda farkındalığın artırılması gerektiğini desteklemektedir.