PEDİATRİK FEBRİL NÖTROPENİDE KLİNİK FENOTİPLER VE GLİKOPEPTİD ESKALASYON PATERNLERİ: KISA DÖNEM SONUÇLAR VE AKUT BÖBREK HASARI RİSKİ İLE İLİŞKİSİ

Neryal TAHTA, Zuhal ÖNDER SİVİŞ, Mehtap ERTEKİN, Burçak TATLI GÜNEŞ, Şilem ÖZDEM ALATAŞ, Esin ÖZCAN, Salih GÖZMEN

Turkish Journal of Hematology - 2026;43(2):131-138

University of Health Sciences Türkiye, İzmir City Hospital, Clinic of Pediatric Hematology/Oncology, İzmir, Türkiye

 

Amaç: Pediatrik onkolojide febril nötropeni (FN), erken antibiyotik eskalasyon kararlarının sıklıkla özgül olmayan klinik şiddet göstergelerine dayandığı, klinik olarak heterojen bir sendromdur. Bu çalışmada pediatrik FN için başlangıç klinik fenotiplerinin tanımlanması, bu fenotipler arasında erken glikopeptid eskalasyon paternlerinin ortaya konması ve kısa dönem klinik sonuçlar ile akut böbrek hasarı (ABH) ile ilişkilerinin değerlendirilmesi amaçlanmıştır. Gereç ve Yöntemler: Bu retrospektif kohort çalışmaya, başlangıç tedavisi olarak piperasilin-tazobaktam monoterapisi alan 82 pediatrik onkoloji hastasında gözlenen 106 FN atağı dahil edildi. FN başlangıcından sonraki ilk 6 saat içinde elde edilen klinik ve laboratuvar değişkenleri kullanılarak denetimsiz k-means kümeleme yöntemi ile gizil klinik fenotipler belirlendi. Erken glikopeptid eskalasyonu, FN başlangıcından sonraki 48 saat içinde vankomisin veya teikoplanin başlanması olarak tanımlandı. Yedinci gün klinik sonuçlar ve ABH ile ilişkiler, küme-dayanıklı çok değişkenli regresyon ve ters olasılık ağırlıklandırması yöntemleri kullanılarak analiz edildi. Bulgular: Üç farklı FN fenotipi tanımlandı: Yüksek enflamasyon/mukozit baskın fenotip (%39,6), hemodinamik olarak ağır fenotip (%22,6) ve düşük şiddetli fenotip (%37,7). Erken glikopeptid eskalasyonu atakların %26,4'ünde gözlendi ve ağırlıklı olarak yüksek enflamasyonlu ve hemodinamik olarak ağır fenotiplerde yoğunlaştı. ABH FN ataklarının %10,4'ünde gelişti ve büyük ölçüde eskalasyona eğilimli fenotiplerde kümelendi. Düzeltilmiş analizlerde erken glikopeptid eskalasyonu, 7. gün klinik başarı ile ilişkili bulunmazken, ABH gelişme riskinde gözlenen artış ile ilişkiliydi. Sonuç: Pediatrik FN, antibiyotik eskalasyon davranışı ve renal hasar riskini farklı biçimlerde yönlendiren belirgin klinik fenotiplerden oluşmaktadır. Fenotip temelli bir yaklaşım, pediatrik hematoloji-onkoloji pratiğinde eskalasyon kararlarının daha rasyonel hale getirilmesine ve önlenebilir toksisitenin potansiyel olarak azaltılmasına katkı sağlayabilir. Bununla birlikte, gözlemsel çalışma tasarımı nedeniyle bu ilişkiler dikkatli yorumlanmalıdır.