PEDİATRİK İDİYOPATİK ÜRETRİTTE ÜROFLOWMETRİ BULGULARI VE BUNLARIN SİSTOSKOPİK VE HİSTOPATOLOJİK ÖZELLİKLERLE İLİŞKİSİ

Hasan DELİAĞA, Halil TOSUN, Bilge KARABULUT, Tuğrul TİRYAKİ

Grand Journal of Urology - 2026;6(3):116-121

Department of Pediatric Urology, University of Health Sciences, Bursa Medical Faculty, Bursa, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışmanın amacı, pediatrik idiyopatik üretritte (İÜ) üroflowmetri bulguları ile sistoskopik ve histopatolojik özellikler arasındaki ilişkiyi değerlendirmektir. Gereçler ve Yöntemler: Üroflowmetri verileri mevcut olan 87 pediatrik İÜ hastası retrospektif olarak incelendi. Sistoskopi ve biyopsi uygulanan hastalar, rutin klinik uygulamada persistan, tekrarlayan veya klinik olarak daha dikkat çekici semptomları nedeniyle seçilmiş bir alt grubu temsil etmekteydi. Üroflowmetri parametreleri ve işeme eğrisi paternleri, konservatif olarak yönetilen hastalarla karşılaştırıldı. Biyopsi örneklerinde skuamöz metaplazi ve östrojen reseptör ekspresyonu dahil olmak üzere histopatolojik bulgular kalitatif olarak değerlendirildi. Bulgular: Otuz hastaya (%34,5) sistoskopi ve biyopsi uygulanırken, 57 hasta (%65,5) konservatif olarak takip edildi. Sistoskopi/biyopsi grubunda maksimum akım hızı (Qmax) [medyan 9,4 mL/s'ye karşı 18,8 mL/s; p < 0,001] ve ortalama akım hızı (Qave) [medyan 6,8 mL/s'ye karşı 10,7 mL/s; p < 0,001] anlamlı olarak daha düşüktü. Plato tip akım paterni bu grupta daha sık gözlendi (%93,3'e karşı %50,9; p < 0,001). Keşifsel ROC analizinde Qmax için eğri altında kalan alan (AUC) 0,88 olarak bulundu; ancak sistoskopi kararı klinisyen tercihine dayandığından, belirlenen eşik değer yalnızca tanımlayıcı niteliktedir. Biyopsi örneklerinde östrojen reseptör ekspresyonu gösteren skuamöz metaplazi saptandı. Sonuç: Anormal üroflowmetri bulguları, sistoskopi/biyopsi uygulanan seçilmiş pediatrik idiyopatik üretrit hastalarıyla ilişkili bulundu. Üroflowmetri, non-invaziv değerlendirme ve takipte yararlı bir araç olabilir. Seçilmiş biyopsi örneklerinde saptanan skuamöz metaplazi ve östrojen reseptör ekspresyonu olası biyolojik ilişkiler olarak değerlendirilmeli ve prospektif çalışmalarla doğrulanmalıdır.