Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

PEDİATRİK PSORİASİSİN DEMOGRAFİK VE KLİNİK ÖZELLİKLERİ: TEK MERKEZLİ RETROSPEKTİF ÇALIŞMA

Huriye Aybüke KOÇ, Işıl Deniz OĞUZ, Sevgi KULAKLI, Burak AKSAN, Nihal SARI, Cansu ALTINÖZ GÜNEY

Türkderm-Türk Deri Hastalıkları ve Frengi Arşivi - 2026;60(1):27-33

Giresun University Faculty of Medicine, Department of Dermatology, Giresun

 

Amaç: Psoriasis, olguların yaklaşık üçte birinde çocukluk çağında başlayan kronik enflamatuvar bir hastalıktır. Pediatrik vakalar, klinik özellikler ve hastalık seyri açısından yetişkinlerden farklılık gösterebilir. Bu çalışmada, pediatrik psoriasis hastalarının demografik ve klinik özellikleri ile uygulanan tedaviler değerlendirildi. Gereç ve Yöntem: Bu çalışmaya, Ocak 2021 ile Şubat 2025 tarihleri arasında Giresun Eğitim ve Araştırma Hastanesi Dermatoloji Polikliniği'nde takip edilen 0-18 yaş arası 89 psoriasis hastası dahil edildi. Hastaların demografik ve klinik özellikleri, tutulum bölgeleri ve tedavileri elektronik tıbbi kayıtlardan elde edilerek istatistiksel olarak analiz edildi. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 89 hastanın 52'si kadın (%58,4) ve 37'si erkekti (%41,6). Hastalığın başlangıç yaşı ortalama 10,1+/-4,3 yıl, ortalama hastalık süresi ise 69,8+/-50,9 aydı. En sık görülen tip plak psoriasis idi (%88,8); bunu guttat (%15,7) ve palmoplantar plak (%8,9) tipler izliyordu. Olguların %46'sında vücut yüzey alanı (VYA) tutulumu <%5 iken, %2,2'sinde >%50 idi. En sık tutulan bölgeler ekstremiteler (%60,7) ve saçlı deri (%56,2) idi. VYA, tip veya tutulum yerleri açısından cinsiyetler arasında anlamlı fark saptanmadı (p>0,05). Artrit %14,6 oranında, aile öyküsü ise %31,5 oranında mevcuttu ve aile öyküsü erkeklerde anlamlı olarak daha sık görüldü (p=0,043). Deri komorbiditeleri %8,9 hastada saptandı. Topikal tedaviler arasında steroid-kalsipotriol (%41,6), yalnızca steroidler (%37,1), steroid-salisilik asit (%29,2), kalsinörin inhibitörleri (%16,8), kalsipotriol (%6,7) ve tazaroten (%1,1) yer aldı. Sistemik tedaviler arasında metotreksat (%28,1), asitretin (%16,8) ve adalimumab (%7,9) kullanıldı. Dar bant ultraviyole B fototerapisi hastaların %20,2'sinde uygulandı. Sonuç: Başlangıç yaşı, cinsiyet dağılımı, klinik alt tipler, yaygınlık ve tutulum bölgeleri açısından elde edilen bulgular önceki çalışmalarla uyumludur. Hastaların yaklaşık üçte birinde aile öyküsü bulunması, bildirilen oranlardaki farklılıkların genetik heterojenliğe işaret edebileceğini düşündürmektedir. Eşlik eden artrit oranı literatüre göre beklenenden yüksek saptanmıştır. Pediatrik psoriasis, yetişkinlere göre daha nadir görüldüğünden, bu hasta grubunun özelliklerini ve tedavi yaklaşımlarını daha iyi anlamak için daha geniş kapsamlı çok merkezli çalışmalara ihtiyaç vardır.