PEDİATRİK SUPRAKONDİLER HUMERUS KIRIKLARINDA AÇIK REDÜKSİYON İLE İLİŞKİLİ KLİNİK VE RADYOLOJİK FAKTÖRLER

Emre KOCAZEYBEK, Mehmet ERSİN, Yasin DOĞAN, Furkan SAVRAN, Abdülhamid TATLI, Mehmet EKİNCİ

Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(9):1141-1148

Department of Orthopaedics and Traumatology, Haseki Training and Research Hospital, University of Health Sciences, İstanbul-Türkiye

 

AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, pediatrik suprakondiler humerus kırıklarında (SKHK) açık redüksiyon gereksinimi ile ilişkili demografik ve radyografik faktörleri değerlendirmektir. GEREÇ VE YÖNTEM: 2016-2025 yılları arasında cerrahi olarak tedavi edilen toplam 294 pediatrik SKHK olgusu retrospektif olarak incelendi. Hastalar açık redüksiyon (OR, n=128) ve kapalı redüksiyon (CR, n=166) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Yaş, cinsiyet, yaralanma tarafı ve cerrah deneyimi gibi demografik veriler kaydedildi. Preoperatif ön-arka ve lateral dirsek grafilerinde kırık tipi, deplasman yönü, rotasyonel deformite, diafizer uzanım, koronal kırık paterni, sagittal kırık paterni ve koronal dizilim değerlendirildi. Tek değişkenli analizde anlamlı bulunan değişkenler (p<0.05), backward stepwise yöntemi kullanılarak çok değişkenli lojistik regresyon analizine dahil edildi. BULGULAR: OR grubunda ortalama yaş, CR grubuna göre anlamlı olarak daha yüksekti (6.94+/-2.85 yıla karşılık 5.58+/-2.64 yıl, p<0.001). Fleksiyon tipi kırıklar OR grubunda daha sık gözlendi (%24.2'ye karşılık %10.2, p=0.012). Posterolateral deplasman ve rotasyonel deformite de açık redüksiyon ile anlamlı olarak ilişkili bulundu. Koronal dizilim açısından gruplar arasında anlamlı fark saptandı; varus ve valgus maldizilimi OR grubunda daha sık izlendi (p=0.003). Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde artan yaş (OR=1.127, %95 GA: 1.029-1.236; p=0.010), fleksiyon tipi kırık (OR=1.807, %95 GA: 1.261-2.590; p=0.001) ve posterolateral deplasman (OR=1.39, %95 GA: 1.010-1.926; p=0.043) açık redüksiyon için bağımsız belirleyiciler olarak saptandı. Buna karşın, koronal planda nötral dizilim, açık redüksiyon olasılığını azaltan bağımsız bir faktör olarak bulundu (OR=0.681, %95 GA: 0.510-0.909; p=0.009). SONUÇ: Pediatrik SKHK'larda çeşitli demografik ve kırığa ait özellikler açık redüksiyon gereksinimi ile bağımsız olarak ilişkili bulunmuştur. Özellikle deplasman paterni ve koronal dizilim ile ilişkili kırık özellikleri, açık redüksiyon gereksinimi ile en güçlü ilişkiyi göstermiştir. Bu faktörlerin preoperatif dönemde değerlendirilmesi, cerrahi planlamaya katkı sağlayabilir ve teknik olarak güç redüksiyonların öngörülmesine yardımcı olabilir.