BEHZAT TÜZÜN, SERVET ERGÜN, ŞERİFE ÖZALP, MEHMET AKİF ÖNALAN, BERRA ZÜMRÜT TAN RECEP, EYMEN RECEP, İBRAHİM CANSARAN TANIDIR, ERKUT ÖZTÜRK, ALİ CAN HATEMİ
Türk Göğüs Kalp Damar Cerrahisi Dergisi - 2025;33(1):27-35
Amaç: Bu çalışmada, pediatrik hasta popülasyonunda kardiyak cerrahi sonrası ameliyat sırası ve ameliyat sonrası parametrelerin geç başlangıçlı hiperlaktateminin (GBHL) üzerine etkisi araştırıldı. Çalışma planı: Ağutsos 2020-Şubat 2023 tarihleri arasında ameliyat edilmiş 159 ventriküler septal defekt hastası (77 erkek, 82 kız; ort. yaş: 8.0±8.6 yıl; dağılım, 1-48 yıl) retrospektif olarak incelendi. Ameliyat sonrası 6-12 saatler arası ölçülen en yüksek laktat değeri <3 mmol/L olan hastalar Grup 1 olarak tanımlandı, ≥3 mmol/L (GBHL) olan hastalar Grup 2’ye dahil edildi. Bulgular: Kardiyopulmoner baypas (KPB) zamanı, aortik kros klemp zamanı, KPB akımı açısından gruplar arası fark gözlenmedi (sırası ile p=0.916, p=0.729 ve p=0.699). Kardiyopulmoner baypas sonrası alınan ilk kan gazında parsiyel oksijen basıncı (PaO2) arasında gruplar arası fark istatistiksel olarak anlamlı idi (p=0.017). Kardiyopulmoner baypas sonrası alınan ilk arteriyel kan gazında ölçülen laktat seviyesi Grup 1’de 1.74±0.61 mmol/L iken Grup 2’de 3.01±1.63 mmol/L idi (p<0.001). Ameliyat sonrası 6. saatte bakılan arteriyel kan gazındaki PaO2 G rup 1 ’de 1 29.22±61.20 m mHg, G rup 2 ’de 156.07±64.49 mmHg olarak saptandı (p=0.046). Sonuç: Erken dönemde iskemiye bağlı hiperlaktatemi gelişimi, KPB sonrasında LOHL gelişimini etkileyebilir. Doku seviyesinde mikrodolaşım değişiklikleri, LOHL etiyolojisinde bir rol oynayabilir.