Mehmet Emin MENENTOĞLU, Nihal AKÇAY, Mustafa OĞUR, Ecem Bengisu DERVİŞOĞLU, Hasan Serdar KIHTIR, Nevin HATİPOĞLU, Esra ŞEVKETOĞLU
Çocuk Enfeksiyon Dergisi - 2026;20(2):120-126
Giriş: Bu çalışmanın amacı, Bakırköy Dr. Sadi Konuk Eğitim ve Araştırma Hastanesi çocuk yoğun bakım ünitesinde akut solunum yolu enfeksiyonu tanısı alan ve nazofarengeal sürüntü örneklerinde insan bokavirüsü (HBoV) pozitifliği saptanan çocuk hastaların klinik özelliklerini araştırmaktır. İnsan bokavirüsünün tek başına veya birlikte enfeksiyon olarak görülme sıklığı ve klinik ayrımları incelenmiştir. Gereç ve Yöntemler: Çalışmaya 2015-2021 yılları arasında çocuk yoğun bakım ünitesinde akut solunum yolu enfeksiyonu tanısıyla izlenen ve nazofarengeal sürüntü örneklerinde HBoV pozitifliği saptanan 50 çocuk dahil edilmiştir. Tüm hastalar için demografik ve klinik bilgiler toplanmış ve solunum sıkıntısı, öksürük ve ateş gibi semptomlar kaydedilmiştir. Nazofarengeal sürüntü örnekleri, HBoV ve diğer viral ajanların varlığını belirlemek için 14 farklı virüsü test eden bir polimeraz zincir reaksiyonu paneli kullanılarak analiz edilmiştir. Tek başına HBoV enfeksiyonu olan hastalar ile ko-enfeksiyon tespit edilen hastalar klinik ilerlemeleri ve laboratuvar bulgularını değerlendirmek üzere karşılaştırılmıştır. İstatistiksel analizler IBM SPSS Statistics 22 (IBM SPSS, Türkiye) kullanılarak gerçekleştirilmiş ve anlamlılık düzeyi p< 0.05 olarak belirlenmiştir. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 50 hastanın %86'sının üç yaşın altında olduğu tespit edilmiştir. Rinovirüs en yaygın ko-enfeksiyon etkeni olarak tespit edilmiştir. Ko-enfeksiyon grubundaki hastalarda semptomların görülme süresi belirgin şekilde daha uzundur (p= 0.014) ve atelektazi sıklığı ko-enfeksiyon grubunda belirgin şekilde daha yüksektir (p= 0.009). Tek HBoV enfeksiyonu olan grupta eozinofil seviyeleri belirgin şekilde daha yüksek bulunmuştur (p= 0.002). Sonuç: Bu çalışma, HboV'nin akut solunum yolu enfeksiyonu geçiren çocuklarda hem tek başına hem de birlikte enfeksiyon olarak ortaya çıkabileceğini göstermektedir. Gruplar arasında klinik semptomlar açısından önemli bir fark gözlenmemiştir. Tek başına HBoV enfeksiyonu geçiren grupta emzirme süresi daha uzun bulunmuştur. Ko-enfeksiyon grubundaki hastalar daha uzun süreli semptomlar sergilemiştir. Sadece HBoV enfeksiyonu olan hastalarda mutlak eozinofil sayısı daha yüksekken, ko-enfeksiyon grubunda daha yüksek atelektazi insidansı gözlenmiştir. Bu bulgular, bu gözlemleri doğrulamak için daha fazla çalışma yapılması gerektiğini göstermektedir.