Özge BAYKAN ÇOPUROĞLU, Betül ERGÜN
Bezmialem Science - 2026;14(4):415-424
Pelvik taban disfonksiyonu (PTD), idrar ve gaita inkontinansı, pelvik organ sarkması, pelvik ağrı ve cinsel işlev bozukluğu gibi çeşitli rahatsızlıkları kapsar. Bu durumlar dünya genelinde milyonlarca kişiyi etkilemekte ve sıklıkla yaşam kalitesinde azalmaya yol açmaktadır. Fizyoterapi, giderek artan klinik kanıtlarla desteklenen, invaziv olmayan bir birinci basamak tedavi seçeneği olarak öne çıkmaktadır. Bu derleme çalışmasının amacı, 2014-2024 yılları arasında yayımlanan güncel literatürü temel alarak, genel ve özel popülasyonlarda PTD'nin tedavi ve önlenmesinde kullanılan fizyoterapi temelli yaklaşımları ortaya koymaktır. Bu amaçla anlatı türünde bir literatür taraması gerçekleştirilmiş; hakemli makaleler, randomize kontrollü çalışmalar, sistematik derlemeler ve klinik kılavuzlar incelenmiştir. Değerlendirilen müdahaleler arasında pelvik taban kas eğitimi (PFME), biyogeribildirim, elektrik stimülasyonu, manuel terapi, davranışsal değişim yaklaşımları ve telerehabilitasyon yer almaktadır. PFME, özellikle stres tip idrar kaçırma ve hafif pelvik organ sarkması durumlarında en etkili ve en çok önerilen müdahale olarak öne çıkmaktadır. Biyogeribildirim, motor kontrolü ve egzersize uyumu artırmakta; özellikle yaşlı bireylerde ve doğum sonrası kadınlarda faydalı olmaktadır. Elektrik stimülasyonu, istemli kas kasılımı zayıf olan hastalarda olumlu sonuçlar vermektedir. Manuel terapi, hipertonik kas aktivitesine bağlı pelvik ağrı olgularında etkili bulunmuştur. Mesane eğitimi ve tuvalet alışkanlıkları eğitimi gibi davranışsal stratejiler, tedavi sonuçlarını daha da iyileştirmektedir. Mobil uygulamalarla yürütülen PFME ve dijital araçlara yönelik kanıtlar giderek artmaktadır; ancak kullanıcı katılımı değişkenlik göstermektedir. Fizyoterapi, doğum sonrası, menopoz sonrası ve prostatektomi sonrası bireyler gibi özel popülasyonlarda da olumlu sonuçlar sağlamaktadır. Sonuç olarak, fizyoterapi PTD'nin yönetiminde kanıta dayalı ve bireyselleştirilmiş bir yaklaşım sunmaktadır. Tedaviye erişimin artırılması, uzman fizyoterapistlerin yaygınlaştırılması ve dijital teknolojilerin entegrasyonu, uzun vadeli sonuçların iyileştirilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.