Ayşe Kardelen ACAR, Sevtap GÜNAY UÇURUM
İzmir Katip Çelebi Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi Dergisi - 2026;11(1):205-209
Pelvik taban, sinerjistik ve antagonistik aktivite gösteren muskulofasyal bir birimdir. Pelvik taban kasları, pelvik tabanın alt kümesi olup fonksiyonelliğin ayrılmaz bir parçasıdır. Bu sistemin önemli bir bileşeni olan puborektalis kası, özellikle kontinansın korunması ve rektumun desteklenmesi açısından kritik bir rol oynamaktadır. Anorektal açı üzerinde belirleyici bir etkiye sahiptir ve defekasyon sırasında gevşeyerek dışkı geçişini kolaylaştırmaktadır. Pelvik taban kaslarının anterior, orta veya posterior kompartmanlarından herhangi birinde oluşan bir patoloji alt üriner sistem ve bağırsak semptomlarıyla ilişkili pelvik taban disfonksiyonlarına (PTD) neden olabilir. Genellikle posterior kompartman disfonksiyonlarıyla ilişkilendirilen puborektalis kası, bazı durumlarda paradoksal kontraksiyonlar göstererek aciliyet hissi, konstipasyon ve fekal inkontinans gibi problemlere neden olabilir. Derin infiltre endometriozis hastalarında puborektalis kas kalınlığında artış bildirilmiştir. Puborektalis kas kalınlığı ve fonksiyonelliği PTD'de göz önünde bulundurulması gereken önemli bir değişken olabilir. Bu kasın doğru şekilde değerlendirilmesi PTD'de birinci basamak tedavi seçeneği olan pelvik taban fizyoterapisinin etkinliğini arttırabilir. Pelvik taban fizyoterapisine yönelik güncel yaklaşımlara katkı sağlamak amacıyla, kompartmanlar arası patolojilerde puborektalis kasının konumu ve önemini vurgulamak hedeflenmiştir.