Hanife Merva PARLAK, Yakut AKYÖN
Mikrobiyoloji Bülteni - 2026;60(2):258-273
Dental implantlar eksik dişlerin replasmanında en kabul edilebilir tedavi seçeneklerinden biridir. Başarı oranlarının yüksek olmasına rağmen implant komplikasyonlarının görülme sıklığı artmıştır. Peri-implant mukozitis ve peri-implantitis, mikrobiyotada görülen disbiyotik kaymanın neden olduğu biyolojik komplikasyonlar olarak tanımlanmıştır. Bu hastalıkların tedavisindeki temel amaç, implant yüzeyindeki bakteriyel biyofilmi uzaklaştırmak ve konak-mikrobiyota arasındaki ekolojik dengeyi yeniden sağlamaktır. Bu doğrultuda cerrahi ve cerrahi olmayan tedavi yöntemleri uygulanmaktadır. Mekanik debridmana dayalı cerrahi olmayan yaklaşımlar, submukozal biyofilmin parçalanması/uzaklaştırılması ve oral hijyen uygulamaları gibi biyofilm kontrolüne odaklanmaktadır. Cerrahi olmayan tedavi mekanik debridman, iyonlaştırıcı olmayan ışın kaynakları, antiseptikler veya antibiyotiklerin kullanımını içermektedir. Mekanik debridman küretler (titanyum kaplı, karbon fiber, teflon ve plastik), ultrasonik uçlar, farklı tip fırçalar ve "air-flow" cihazları yardımıyla uygulanarak implant yüzeyindeki yumuşak ve sert birikintilerin uzaklaştırılmasını sağlamaktadır. Ancak hangi tedavinin en etkili ve öngörülebilir olduğu konusunda henüz kesin bir görüş birliği bulunmamaktadır. Bu derleme peri-implant hastalıkların cerrahi olmayan tedavi seçeneklerini ve bunların mikrobiyal etkinliğini özetlemeyi amaçlamıştır. Bu amaçla, 16S ribozomal RNA (rRNA) gen dizileme yöntemi ile tedavi öncesi ve sonrası peri-implant mikrobiyotadaki değişimleri değerlendiren çalışmalar veri tabanlarında (PubMed ve Google Scholar) taranmıştır. Literatür taraması 2012 ile Mayıs 2024 tarihleri arasında yayımlanan çalışmaları kapsamış ve tarama sonrası 1209 makaleden 1202'si hariç tutulmuştur. Dahil edilme kriterlerini karşılayan yedi çalışma incelenmiştir, bu çalışmalarda toplamda 107 peri-implant mukozitis ve 182 peri-implantitis hastası bir ile 60 ay arasında takip edilmiştir. Altı çalışmada mekanik debridmanın tek başına veya diğer tedavilerle birlikte uygulanması incelenmiş, bir çalışmada ise hyalüronik asidin etkinliği değerlendirilmiştir. Literatür bulgularına göre, cerrahi olmayan tedavinin peri-implant mukozitis yönetiminde kısa vadede etkili olduğu görülmüştür; ancak peri-implantitis tedavisindeki etkisi oldukça sınırlı kalmıştır. Peri-implant mukozitisin tedavisinde mekanik tedaviye (manuel veya ultrasonik cihazlar) antimikrobiyal ajanların (klorheksidin veya delmopinol) eklenmesi kısa vadede hem klinik hem de mikrobiyolojik etkinlik göstermiştir. Tedaviden sonra mikrobiyal profil daha az disbiyotik bir forma doğru kayma eğilimindedir. Kısa süreli takip bulgularına göre, peri-implantitis tedavisinde mekanik debridmanla birlikte klorheksidin kullanımının etkisi çelişkili sonuçlar vermiştir. Antimikrobiyal fotodinamik tedavinin ek olarak kullanımının da kısa vadede fayda sağladığı görülmüştür. Hyalüronik asit uygulaması ise mikrobiyal çeşitliliği azaltmıştır. Bu bulgular sınırlı sayıdaki çalışmalarda elde edildiğinden, daha kapsamlı ve uzun dönemli yeni çalışmalara ihtiyaç duyulmaktadır.