Feyyaz GUNGOR, Huseyin KILAVUZ, Nejdet YILDIZ, Murat DEMIR, Ali BEKRAKI, Serkan SARI, Idris KURTULUS
Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(3):344-350
AMAÇ: Bu çalışmanın amacı perianal apse tedavisinde müdahale tipinin (yatak başı, ameliyathane insizyon ve drenaj) klinik sonuçlar üzerine etkisini değerlendirmek ve müdahale tipinin belirlenmesinde etkili olabilecek prediktif faktörleri saptamaktır. GEREÇ VE YÖNTEM: Kriptoglandüler perianal apse nedeniyle insizyon ve drenaj (İ&D) uygulanan 213 hasta retrospektif olarak değerlendirildi. Hastalar müdahale türüne göre "yatak başı I&D" ve "ameliyathane I&D" gruplarına ayrıldı. Demografik özellikler, laboratuvar değerleri, apse boyutu, erken komplikasyonlar ve uzun vadeli fistül gelişimi karşılaştırıldı. Beyaz kan hücresi (WBC), C-reaktif protein (CRP) ve apse boyutu için cut-off değeri belirlemek amacıyla ROC analizi yapıldı; ardından bu parametreler üzerinde lojistik regresyon analizleri yapıldı. BULGULAR: WBC, CRP düzeyleri ve apse boyutu, ameliyathane grubunda istatistiksel olarak anlamlı şekilde daha yüksek bulundu (p<0.001). ROC analizine göre belirlenen cut-off değerleri; WBC için 14.68x10?/L, CRP için 55.7 mg/L ve apse boyutu için 29.5 mm olarak tespit edildi. Univaryant regresyon analizinde CRP istatistiksel anlamlılığını kaybederken, çok değişkenli analizde WBC ve apse boyutunun müdahale yerini belirlemede bağımsız prediktif faktörler olduğu saptandı. Uzun dönem takipte, fistül gelişimi ameliyathane grubunda anlamlı olarak daha sık gözlendi (p=0.002). SONUÇ: WBC düzeyi ve apse boyutu, perianal apse tedavisinde müdahale türüne karar vermede değerli öngörücüler olabilir. Yatak başı İ&D düşük riskli vakalarda güvenle gerçekleştirilebilirken, yüksek inflamatuar belirteçleri ve büyük apse boyutu olan hastalarda ameliyathane müdahalesi tercih edilmelidir.