GÜL YEŞİLTEPE-MUTLU, ŞÜKRÜ HATUN
Çocuk Sağlığı ve Hastalıkları Dergisi - 2011;54(2):87-98
D vitamini yetersizliğine bağlı klinik problemler (rikets ve osteomalazi) halk sağlığındaki gelişmelere rağmen günümüzde de önemini korumaktadır. Son 20 yılda dikkatler anne ve bebeğin biyolojik birliği temelinde D vitamini eksikliğinin anne ve bebeğin ortak bir sorunu olduğuna yoğunlaşmış ve bu çerçevede perinatal D vitamini eksikliği tanımlaması önem kazanmıştır. Maternal D vitamini eksikliğinin yenidoğan ve bebeklik dönemindeki D vitamini eksikliği ve infantil rikets için en önemli risk faktörü olmasının yanı sıra D vitamininin özellikle kemik dışı etkileri bakımından gebelik döneminin kritik bir dönem olabileceği, gebelikteki D vitamin eksikliğinin fetus üzerindeki etkilerinin yaşam boyu sürebileceği üzerinde durulmaktadır. Yenidoğan döneminden itibaren bütün bebeklere günde 400 IU D vitamini suplemantasyonu yapılması genel kabul görürken, gebelere yeterli dozda (2000 IU/gün) D vitamini suplemantasyonu yapılmadığı görülmektedir. Ülkemizde bütün bebeklere ücretsiz D vitamini verilmesine dayalı programın çok etkili olduğu görülmekle beraber maternal/perinatal D vitamini yetersizliğini önlemek amacıyla bu programın gebeleri kapsayacak Şekilde genişletilmesine ihtiyaç vardır.