UFUK İYİGÜN, AYŞE ŞEKER KOÇKARA, CAN HÜZMELİ
Nefroloji Hemşireliği Dergisi - 2025;20(2):85-91
Amaç: Postprandiyal hipotansiyon, senkop ve düşmelerin yaygın bir nedeni olarak kabul edilmektedir. Bu çalışmada, periton diyalizi hastalarında postprandiyal hipotansiyon sıklığını belirlemeyi ve karotid intima kalınlığı ile olan ilişkisini araştırmayı amaçladık. Gereç ve Yöntem: Çalışma, Hatay Eğitim ve Araştırma Hastanesi Periton Diyalizi Merkezinde yürütülmüş olup, retrospektif tasarıma sahip bir araştırmadır. Çalışmaya toplam 28 periton diyalizi hastası dahil edildi. Çalışmaya 18 yaşından büyük ve en az üç aydır periton diyalizi yapılan hastalar dahil edildi. Hastalara ambulatuvar kan basıncı holter cihazı takıldı ve karotid doppler yapıldı. Bulgular: Çalışmaya toplam 28 hasta dahil edildi. Hastaların yaş ortalaması 48 ±14,04 (18-68 arası) idi. Hastaların 14ü erkek, 14ü kadındı. Ortalama sistolik kan basıncı 131.2±23,4 mmHg (81-178 arası), ortalama diyastolik kan basıncı ise 75,7±14,2 mmHg (48-99 arası) idi. 12 hastada ambulatuvar kan basıncı normal, 16 hastada ise hipertansiyon saptandı. Hastaların 25inde (%89,3) hipertansiyon mevcuttu. Toplam 26 hastada karotid intima kalınlığı incelendi ve hastaların %35,7sinde (10 hasta) kalınlık tespit edildi. Postprandiyal hipotansiyon altı hastada (%21,4) saptandı. Postprandiyal hipotansiyon olan tüm hastaların hipertansiyon öyküsü vardı. Sonuç: Çalışmamızda hipertansiyon prevalansı %89,3 olarak bulundu. Postprandiyal hipotansiyon sıklığı %21,4 idi. Hastaların %35,7sinde (26 hastadan) karotid intima kalınlığı artışı saptandı. Postprandiyal hipotansiyon ile karotid intima kalınlığı arasında bir ilişki tespit edilmedi.