Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

PERKUTAN KORONER REVASKÜLARİZASYON SONRASI MİNÖR MİYOKART HASARI

YUSUF ATMACA, İREM DİNCER, ERTAN VURUŞKAN, BERKTEN BERKALP, DERVİŞ ORAL

Optimal Tıp Dergisi - 2000;13(4):75-84

Ankara Üniversitesi Tıp Fakültesi Kardiyoloji AD

 

Amaç: Başarılı PTKA (Perkutan translüminal koroner anjiyoplasti) yapılan ve/veya stent uygulanan hastalarda minör miyokardiyal hasan (MMH) göstermek, MMH'nın belirlenmesinde troponin T'yi Kreatin kinaz (CK) ve kreatin kinazın MB izoformu (CK-MB) ile karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışma prospektif olarak seçilen, kararlı anginası olan ve tek damara balon anjiyoplasti ve/veya stent uygulanan 100 hastada (69 kadın 31 erkek) hastada yapıldı. Tüm hastalarda işlemden hemen önce ve işlem sonrası 12. ve 24. saatlerde CK, CK-MB ve troponin T değerlerine bakıldı. Bulgular: Hastaların 55'ine PTKA, 45'ine stent uygulandı. PTKA grubunda %13.3, stent grubunda % 20, CK ve CK-MB stent grubunda %16.3, PTKA grubunda %13.3 hastada yüksek saptandı. Her iki grupta da T değerinin artış sıklığı ve derecesi CK-MB'ye göre daha fazla bulundu, fakat bu artış istatistiksel olarak anlamlı değildi. CK ve CK-MB'nin troponin T değeri yükselen 17 hastanın 15'inde yükselmiş olduğu, troponin T değeri yükselen 2 hastada normal sınırlarda kaldığı görüldü. Demografik özellikler, hasta damar sayısı, lezyon tipi, stent uygulama nedeni, stent çapı, stent uzunluğu, balon inflasyon sayısı ve balon inflasyon süresi troponin T değeri yükselen hastalarla negatif olan hastalar arasında benzer bulundu. Troponin T düzeyi yükselen hastalarda hastane dönemi ve 6 aylık takipte yeniden revaskülarizasyon ihtiyacı, akut miyokard infarktüsü ve ölüm gözlenmedi. Sonuç: Her iki uygulamada da MMH oluşabilmektedir. Stent sonrası daha yüksek oranda MMH oluşumuna rağmen, troponin T artışının sıklığı ve derecesi PTKA grubuna göre anlamlı farklılık göstermemektedir. Troponin T düzeyi yükselen hastalarda prognozun etkilenmemesi MMH'm geri dönüşümlü olduğunu düşündürebilir. Troponin T nin CK ve CK-MB'ye göre daha fazla sayıdaki hastada yüksek bulunması, bu proteinin minör miyokardiyal hasarı belirlemede daha duyarlı olduğunu göstermektedir.