PİLONİDAL SİNÜS HASTALIĞINDA TEDAVİ SEÇENEKLERİNİN VE ORTA DÖNEM SONUÇLARININ RETROSPEKTİF ÇALIŞMASI

Ufuk TALI, İlke Aktuğ BUZKAN, Hakan BALBALOĞLU

Kocaeli Medical Journal - 2026;15(2):60-65

Zonguldak Bülent Ecevit Üniversitesi Tıp Fakültesi, Genel Cerrahi Ana Bilim Dalı, Zonguldak, Türkiye

 

Giriş: Pilonidal sinüs hastalığı (PSH) genç erişkinlerde sık görülen kronik inflamatuvar bir durumdur. Çok sayıda cerrahi ve minimal invaziv yöntem tanımlanmasına rağmen nüks ve komplikasyon oranlarının değişkenliği nedeniyle en uygun tedavi yaklaşımı hâlâ tartışmalıdır. Yöntem: 2012 -2024 yılları arasında PSH nedeniyle tedavi edilen 198 ardışık hastanın verileri retrospektif olarak incelendi. Demografik özellikler, başvuru bulguları (apse varlığı), sinüs sayısı, uygulanan cerrahi yöntem ve takipte nüks kaydedildi. Nüks durumuna göre tek değişkenli analizler yapıldı ve nüksü bağımsız olarak etkileyen faktörleri belirlemek için çok değişkenli lojistik regresyon uygulandı. Bulgular: Hastaların yaş ortalaması 27,6 +/- 9,8 yıl olup %83,3'ü erkekti. En sık başvuru şikâyeti akıntıydı (%76,8) ve hastaların %23,2'si apse ile başvurmuştu. Yaklaşık 12 aylık medyan takipte 10 hastada (%5,1) nüks izlendi. Tek değişkenli analizlerde başvuruda apse varlığı (nüks grubunda %80, nüks olmayanlarda %20,2; p=0,00016) ve cerrahi yöntem grubu (p=0,040) nüks ile ilişkiliydi. Çok değişkenli analizde apse varlığı nüksün en güçlü bağımsız belirleyicisiydi (aOR 34,42; %95 GA 4,44 -266,75; p=0,001). Sinüs sayısı arttıkça nüks riski artıyordu (aOR 1,73/sinüs; %95 GA 1,07 -2,78; p=0,024). Basit eksizyona kıyasla minimal invaziv yöntemlerde nüks olasılığı daha yüksekti (aOR 35,47; %95 GA 2,24 -560,54; p=0,011); flep temelli yöntemlerde ise nüks artışı sınırda anlamlıydı (aOR 8,10; p=0,081). Sonuç: Bu seride genel nüks oranı düşüktür. Başvuruda apse varlığı ve yüksek sinüs sayısı nüks için bağımsız risk faktörleridir. Minimal invaziv yaklaşımlar basit eksizyona göre daha yüksek nüksle ilişkili bulunmuştur; bu nedenle yöntem seçimi hastalığın şiddeti ve başvuru özelliklerine göre bireyselleştirilmelidir. Bulguların doğrulanması için prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.