Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

PİLONİDAL SİNÜS TEDAVİSİNDE KRİSTALİZE FENOL İLE PİLONİDAL SİNÜS EKSİZYONUNUN KARŞILAŞTIRILMASINDA TEK MERKEZ DENEYİMİ

FIRAT ASLAN, MEHMET KADİR BARTIN

Europeanatolia Health Sciences Journal - 2024;2(3):44-48

SBÜ Van Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Van, Türkiye

 

Giriş: Pilonidal sinüs, genellikle genç erkeklerde görülen, sakrokoksigeal bölgenin sık bir hastalığıdır. Bu hastalığın tedavisinde klasik eksizyonel cerrahi yöntemlerin yanında minimal invaziv yöntemler de bulunmaktadır. Amaç: Bu çalışmada amacımız, pilonidal sinüs (PS) tedavisinde klasik cerrahi eksizyon ile minimal invaziv bir yöntem olan kristalize fenol(KF) uygulamasının post-op morbidite ve komplikasyonlarını karşılaştırmak, PS tedavisinde kristalize fenol uygulamasının etkinliğini değerlendirmektir. Yöntem: Kliniğimizde Ocak 2018 ile Aralık 2022 tarihleri arasında PS nedeniyle sinüs eksizyonu uygulanan hastalar ile kristalize fenol uygulamasının yapıldığı hasta gruplarının tıbbi kayıtları retrospektif olarak değerlendirildi. Çalışmaya, PS eksizyonu uygulanıp flep(Limberg, Karidakis) ile kapamanın yapıldığı hastalar ile sinüs alanının kürete edilip kristalize fenolün uygulandığı hastalar dahil edilerek 2 çalışma grubu oluşturulmuştur. Operasyon öncesi cerrahi durumu bilinmeyen hastalar, post-op takibi yapılamayan hastalar çalışmaya dahil edilmedi. Sinüs eksizyonu uygulanan 240 hasta ile kristalize fenol uygulanan 93 hasta çalışmaya dahil edildi. Tüm hastaların operasyon öncesi yaşına, cinsiyetine, sinüs orifisi sayısına(delik sayısı), apse drenaj öyküsüne, cerrahi geçirme durumuna ve operasyon sonrası nüks gelişme durumuna, tekrar operasyona alınma durumuna, yara yeri enfeksiyonu gelişme durumuna, hastanede kalış süresine bakıldı. Bulgular: Çalışmamızda iki grup arasında operasyon öncesi demografik özelliklerde anlamlı fark izlenmemiştir (p>0,05). Hastanede kalış süresi ve işlem öncesi delik sayısı değişkenleri normallik testinde karşılaştırıldığında iki grup arasında fenol uygulaması işleminde daha az olduğu bulunmuştur. Apse drenaj öyküsü KF uygulanan grupta anlamlı olarak yüksek bulunmuştur (p<0,05). İşlem öncesi cerrahi tedavi geçirmiş olma öyküsü KF uygulanan grupta yüksek olmasına rağmen iki grup arasında istatistiksel anlamlılık görülmemiştir (p>0,05). Operasyon sonrası nüks gelişimi ve tekrar işleme alınma durumu KF uygulanan grupta anlamlı olarak az bulunmuştur (p<0,05). İşlem sonrası cerrahi alan enfeksiyonu gelişimi KF işleminin yapıldığı grupta daha az bulunmuştur (p<0,05). Sonuç: Çalışmamızda ortaya çıkan sonuçlar değerlendirildiğinde, kristalize fenol uygulaması yapılan PS vakalarında operasyon sonrası oluşabilecek komplikasyonların daha az olduğu, sosyal yaşama daha erken katılımın sağlandığı gösterilmiş olup uygun hastalarda güvenle uygulanabileceğini düşünüyoruz.