ÇİÇEK BAYINDIR
Türkiye Ekopatoloji Dergisi - 2004;10(1-2):51-56
Pilositik astrositom (PA) diffuz astrositom ile karşılaştırıldığında iyi sınırlı bir neoplazmdır. Genellikle 20 yaşın altında görülür, 8-13 yaşları arasında pik yapar. Lokalizasyon, serebellum, optik sinir, optik kiazma, hipotalamus, üçüncü ventrikül bölgesi, spinal kord ve temporal lob olarak sıklık sırasına göre sıralanabilir. Ponsun dorsal bölümünde ekzofitik gelişir. Nörofibromatozis (N.F) tip I ile birlikte görülebilir. Sporadik olanların %20'sinde 17 q kromozomda allelik kayıp görülür. Bu tümörlerde diffüz astrositomlardan farklı olarak TP 53 mutasyonu çok azdır. Pilositik astrositomun makroskopik özellikleri farklı lokalizasyonlarda, farklılık gösterir. Histolojik olarak; bifazik doku paterni ile karakterizedir. "Rosenthal" fibrilleri, eozinofilik granüler cisimcikler ve damarlarda hiyalinizasyon görülebilir. Hücresel pleomorfizm, nükleer hiperkromazi, vasküler proliferasyon, meningial yayılım ve nekrozun bulunuşu anaplazi belirtisi değildir. Pilositik astrositomda anaplazi (malignite) bulgusu, mitozun anlamlı artışıdır. Sağaltım, total cerrahi rezeksiyondur. Cerrahi olarak çıkarılamıyan orta hat yerleşimli tümörlerde radyoterapi uygulanabilir. 5 yaşın altındaki çocuklarda hipotalamus ve optik traktüs lokalizasyonlu tümörlerde, 5 yaşın sonuna kadar, çocuğu cerrahi tedavi ve RT'nin travmatik etkisinden korumak için kemoterapi kullanılabilir. Pilositik astrositom, benign, yavaş büyüyen, klinik öyküsü uzun olan bir tümördür. Rekürrensiz survi 20 yılın üzerinde olabilir. PA'da seyrek olarak malign rekürrens görülebilir (Anaplastik PA, WHO Grade III)