ARDA ŞAKİR YILMAZ, NECDET FATİH YAŞAR, BARTU BADAK
Osmangazi Tıp Dergisi - 2025;47(2):328-332
Akut apandisit, karın ağrısı nedeniyle acil servise başvuran en yaygın cerrahi durumdur. Çocuklarda lenfoid hiperplazi, erişkinlerde ise fekalit en sık nedenlerdir. Ayrıca, Crohn hastalığı ve gastrointestinal tüberküloz da granülomatöz inflamasyona yol açabilir. Apendektomi örneklerinde granülomatöz apandisit görülme sıklığı %0.1 ile %2 arasındadır. Tüberküloz, özellikle gelişmekte olan ülkelerde önde gelen ölüm nedenlerindendir ve abdominal tüberküloz vakaların %1-2’sini oluşturur. Abdominal tüberküloz belirtileri spesifik olmadığından, birçok hastalıkla karışabilir. Bu çalışmada, plastron apandisit ön tanısıyla ameliyat edilen ve sonrasında intestinal tüberküloz tanısı alan bir vaka sunulmaktadır. 31 yaşında kadın hasta, 10 gündür süren karın ağrısı ve ishal şikayetiyle acil servise başvurdu. Fizik muayenede sağ alt kadranda hassasiyet tespit edildi. Yapılan laboratuvar testlerinde yüksek CRP ve lökosit seviyeleri belirlendi. Abdominal BT’de plastron apandisit bulguları üzerine hasta antibiyoterapi ve klinik takip amacıyla yatırıldı. Tedavi süresince karın ağrısı ve ishal belirtileri devam eden hastada, kontrol BT’de inflamatuar bağırsak hastalığı ve batın içi tüberküloz belirtileri tespit edildi. Operasyonla sağ hemikolektomi ve lenf nodu diseksiyonu yapıldı. Postoperatif takiplerde hastaya batın içi tüberküloz tanısı konuldu ve tüberküloz tedavisi başlatıldı.Tüberküloz, mycobacterium tuberculosis kompleksinin neden olduğu, akciğerleri ve diğer organları etkileyen bir enfeksiyon hastalığıdır. Abdominal tüberküloz daha az yaygın olup, izole vakaların %15-20’sinde görülür. Olgumuzda hem Mycobacterium tuberculosis hem de Mycobacterium bovis izole edilmiştir. Abdominal tüberküloz, non-spesifik semptomlar nedeniyle maligniteleri taklit edebilir. Ultrasonografi, BT ve MR gibi görüntüleme yöntemleri tanıya yardımcı olabilir. Olgumuzda plastron apandisit ön tanısı ile başlayan süreç, abdominal tüberküloz tanısıyla sonuçlanmıştır. Erken ve doğru tanı, tıbbi tedavinin hızlı başlamasına ve morbidite ile mortalitenin azaltılmasına yardımcı olur.