Seyit Murat BAYRAM, Özgür ÖZÇELİK, Hüseyin DEMİRCİ, Revah ÇANKAYA, Erman ÇAKAL
Gazi Medical Journal - 2026;37(4):576-582
Hipofiz apopleksisi (HA), hipofiz adenomunun kanaması veya enfarktüsü sonucunda gelişen, nadir görülen bir nöroendokrin acil durumdur. Dopaminerjik ajanlar iyi bilinen tetikleyici faktörler arasında yer almakla birlikte, sentetik progestinlerin bu süreçteki rolü henüz yeterince aydınlatılamamıştır. Akromegali, polikistik over sendromu (PKOS) ile belirgin klinik örtüşme gösteren bulgularla prezente olabilmekte; bu durum tanıyı güçleştirmekte ve geciktirmektedir. İki yıldır süren sekonder amenore ve hirsutizm şikayetiyle başvuran 26 yaşındaki kadın hasta, daha önce jinekoloji tarafından değerlendirilmiş; oligomenore, klinik hiperandrojenizm ve ultrasonografide polikistik over morfolojisi temelinde PKOS tanısı almıştı. Belirgin düzeyde yüksek prolaktin (127 µg/L) ve düşük serbest T4 değeri saptanmış olmakla birlikte, altta yatan hipofizer patoloji olasılığı o dönemde araştırılmamıştı. Didrogesteron başlanmasının ardından on ikinci günde hasta gök gürültüsü baş ağrısı ve akut tam görme kaybı ile başvurdu. Acil değerlendirmede belirgin derecede yüksek insülin benzeri büyüme faktörü-1 (984 ng/mL) ve büyüme hormonu (20 µg/L) düzeyleri saptandı. Hipofiz manyetik rezonans görüntülemesinde akut kanama ve enfarktüsle uyumlu sinyal özelliklerine sahip 50x25 mm'lik bir makroadenom izlendi. Acil transsfenoidal cerrahi uygulandı; histopatoloji, Pit-1 soyundan seyrek granüllü somatotrop hipofiz nöroendokrin tümörü tanısını doğruladı (Ki-67: %8). Postoperatif dönem panhipopituitarizm ve kalıcı bilateral görme kaybı ile komplike oldu. Bu olgu; menstrüel düzensizliği ve hafif endokrin bozuklukları olan hastalarda hormonal tedaviye başlamadan önce sellar patolojinin dışlanmasının önemini vurgulamaktadır. Ayrıca endokrinoloji dışı uzmanlık alanlarında akromegalinin klinik bulgularına yönelik farkındalığın artırılması gerektiğine dikkat çekmektedir.