RUHUŞEN KUTLU, SELMA ÇİVİ, ONUR KARAOĞLU
TSK Koruyucu Hekimlik Bülteni - 2008;7(1):31-38
AMAÇ: Tanımlayıcı ve kesitsel olarak planlanan bu çalışmada, 25 Mayıs 2006 ve 15 Haziran 2006 tarihleri arasında Konya Emniyet Müdürlüğünde görev yapan 492 polis memurunda sigara içme sıklığı ve depresyon yaygınlığı arasındaki ilişkinin araştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEM: Sosyo-demografik özelliklerini ve sigara içme durumlarını tespit için bir anket uygulandı. Depresyon düzeylerini değerlendirmek için 21 sorulu Beck Depresyon Ölçeği (BDÖ) kullanıldı. BULGULAR: Çalışmaya katılan 492 polis memurunun 467’si erkek (%94,9), 25’i (%5,1) kadın, en küçük yaş 22, en büyük yaş 53, ortalama yaş 37,39±6,50 olup, %93,9’u (n=462) evli idi. Halen sigara içme sıklığı %41,9 (n=206), bırakma sıklığı %23,8 (n=117), hiç içmeme sıklığı %34,3 (n=169) ve bırakma oranı %36,2 idi. Sigaraya başlamada en küçük yaş 7, en büyük yaş 44, ortanca değer 18 yaş idi. Sigara içilen yıl ortanca değeri 17 idi. Sigaraya başlamada en önemli etken %46,6 sıklıkla (n=96) sosyal çevre ve arkadaş grupları idi. Fagerström Nikotin Bağımlılık Ölçeği ile bağımlılık derecesi ortanca değeri 3 idi. Cinsiyet, medeni durum, eğitim düzeyi, borçlu olmak, sigara içme davranışı üzerine etki etmezken (p>0.05), kiralık evde yaşama (p=0.022), özel arabaya sahip olmak (p=0.018) ve kredi kartı borcunu zamanında ödememek (p<0.001) sigara içme davranışı üzerine istatistiksel olarak etkili idi. Cinsiyet, yaş, medeni durum, eğitim düzeyi depresyon üzerine etkili olmaz iken (p>0.05), borçlu olmak, ev sahibi olmamak ve kredi kartı borcunu zamanında ödeyememek depresyon üzerine etkili idi (p<0.05). SONUÇ: Yüksek depresyon seviyesi polislerin psikolojik olarak risk altında olduğunu göstermektedir. Polislere yönelik hazırlanan psikolojik destek ve danışmanlık hizmetleri önemli ölçüde yararlı olacaktır. Ayrıca, polislere yönelik sigara bırakma kampanyalarına ivedilikle ihtiyaç vardır.