Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

POST TRAVMATİK STRESS BOZUKLUĞU VE MALULİYET: İKİ OLGU

HACER YAŞAR TEKE BARIŞ AKDUMAN BÜLENT DOĞAN YAŞAR BİLGE

Adli Psikiyatri Dergisi - 2007;4(2):25-30

 

Travma sonrası ruhsal bozukluklar uzun süredir bilindiğinden ve sıkça rastlanıldığından post travmatik stres bozukluğu (PTSB) tanımlanması ve tanı-tedavi ile ilgili süreçlerin standardize edilme gereği bildirilmektedir. PTSB tanısı Türk Ceza Kanunu'nunda belirtildiği üzere cezayı artıran bir unsur iken Borçlar Kanunumuza göre de tazminata yol açan durumlardandır. AMAÇ: PTSB olgularında maluliyeti etkileyen unsurların niteliklerinin tartışılmasıdır. Olgu I: Şubat 2001'de araç dışı trafik kazası sonrası post travmatik sendrom ve depresyon sonucu madde kötüye kullanımı nedeniyle psikiyatrik tedavi yapılan vakadır. Kazanın neden kendi başına geldiğini sorgulayan fikirlerin hakim olması, depresif görünümde, psikomotor aktivitesi yavaşlamış bulunması, iş ve sosyal yaşamının bozulması nedeniyle sorunlarının artmış olduğu anlaşıldı. Adı geçenin geçirdiği trafik kazası sonrası meydana gelen PTSB nedeniyle vücut genel çalışma gücünden % 54.57 (yüzde elli dört nokta elli yedi) oranında kaybetmiştir. Olgu II: Kasım 2004 de araç içi trafik kazası sonrası travma sonrası stres bozukluğu ve post kommosyonel bozukluk tanısı ile ilaç tedavisi yapıldığı ve iş ve sosyal yaşantısının ileri derecede olumsuz etkilendiği anlaşılmıştır. Şahsın geçirdiği trafik kazası sonrası meydana gelen posttravmatik stress bozukluğu nedeniyle vücut genel çalışma gücünden % 49 (yüzde kırk dokuz) oranında kaybetmiştir. PTSB'li hastaların % 57-67'si kadarında semptomların bir yıldan daha uzun bir süre sürdüğü bildirildiğinden ve olgularımızın benzer tarzda kronikleştiği anlaşıldığından dolayı maluliyet oranının % 49 nispetinde olması hekimlerin tanı koyarken DSM IV kriterlerinden yararlanması ve risk faktörlerini değerlendirerek ayırıcı tanı yapmaları gereğini düşünmekteyiz.