POSTERİOR MALLEOL KIRIKLARI: SINIFLAMA, TANI VE TEDAVİDE GÜNCEL YAKLAŞIMLAR

Kemal ANDIÇ

Anatolian Journal of Medical Sciences - 2026;2(2):1-10

Bilecik Training and Research Hospital, Department of Orthopaedics and Traumatology, Bilecik, TÜRKİYE

 

Ayak bileği kırıklarının %7 -44'üne eşlik eden posterior malleol kırıklarının tedavisi halen tartışmalı bir konudur. Bu derlemede, söz konusu kırıkların sınıflandırılması, tanısı ve yönetimine dair güncel yaklaşımlar özetlenmektedir. Posterior tibiofibular ligamanın sindesmotik stabiliteye %42 oranında katkı sağlaması, posterior malleolün anatomik önemini açıkça ortaya koymaktadır. Tanı aşamasında, standart grafilere ek olarak üç boyutlu bilgisayarlı tomografi (3D BT) ile görüntüleme altın standart kabul edilmektedir. Literatürde en sık başvurulan sınıflandırma sistemleri Haraguchi, Bartoní?ek/Rammelt ve Mason sınıflamalarıdır. Tedavi yaklaşımı belirlenirken yalnızca parça boyutu değil; kırık morfolojisi, eklem uyumsuzluğu, posterior subluksasyon ve sindesmotik instabiliteyi de kapsayan çok faktörlü bir değerlendirme yapılmalıdır. Az deplase kırıklarda konservatif tedavi yeterli olurken; eklem yüzeyinin %25'inden fazlasını içeren fragmanlar, 2 mm üzerindeki deplasmanlar veya sindesmotik instabilite varlığı cerrahi müdahale gerektirir. Cerrahi yöntemler arasında vida fiksasyonu ile kapalı redüksiyonun yanı sıra posterolateral ve posteromedial açık yaklaşımlar bulunmaktadır. Uzun dönem çalışmalar, uygun şekilde tedavi edilen posterior malleol fragmanlı ayak bileği kırıklarında genel olarak olumlu fonksiyonel sonuçlar bildirmiştir; ancak rezidüel eklem uyumsuzluğu, kırıklı çıkık ve yetersiz redüksiyonun daha kötü uzun dönem sonuçlar ve posttravmatik osteoartritik değişikliklerle ilişkili olduğu gösterilmiştir. Sonuç olarak, optimal sonuçlar için kişiye özel tedavi stratejileri ve eklem uyumunun yeniden sağlanması kritik öneme sahiptir.