Ali Can KOLUMAN, Nezih ZIROĞLU, Altuğ DURAMAZ, Tuna KOÇOĞLU, Emre BACA, Cemal KURAL
Ulusal Travma ve Acil Cerrahi Dergisi - 2026;32(3):382-391
AMAÇ: Posterior malleol kırıkları, ayak bileği kırıklarında stabilite ve eklem uyumunun sağlanmasında kritik bir rol oynar. Plak ve vida tespiti yaygın olarak kullanılmakla birlikte, mevcut literatür ağırlıklı olarak kısa dönem fonksiyonel sonuçlar ve redüksiyon kalitesine odaklanmıştır. Posterior malleol fiksasyon yönteminin uzun dönem posttravmatik ayak bileği osteoartriti üzerine etkisi, özellikle kırık morfolojisi ile ilişkisi açısından yeterince araştırılmamıştır. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu retrospektif kohort çalışmaya, 2015-2021 yılları arasında posterior malleol kırığı nedeniyle cerrahi tedavi uygulanmış ve en az 36 ay radyolojik takibi bulunan 91 erişkin hasta dahil edildi. Hastalar posterior buttress plak fiksasyonu (n=42) veya posteroanterior vida fiksasyonu (n=49) ile tedavi edildi. Ayak bileği osteoartriti Van Dijk sınıflamasına göre değerlendirildi. Kırık morfolojisi Bartoní?ek sınıflaması kullanılarak belirlendi. Fonksiyonel sonuçlar American Orthopaedic Foot and Ankle Society (AOFAS) skoru, Olerud-Molander Ankle Score (OMAS) ve ayak bileği eklem hareket açıklığı (Prasad sınıflaması) ile değerlendirildi. Fiksasyon yöntemi ile sonuçlar arasındaki bağımsız ilişkiyi değerlendirmek amacıyla çok değişkenli regresyon analizleri yapıldı. BULGULAR: Yaş, vücut kitle indeksi, takip süresi, kırık morfolojisi ve açık kırık varlığına göre yapılan düzeltmeler sonrası, vida fiksasyonu plak fiksasyonuna kıyasla anlamlı derecede daha yüksek ayak bileği osteoartriti şiddeti ile ilişkili bulundu (OR=11.22; %95 GA 2.17-58.04; p=0.004). Ancak geniş güven aralığı, etkinin kesin büyüklüğü konusunda belirgin istatistiksel belirsizlik olduğunu göstermektedir. Osteoartrit sonucunun ikili olarak değerlendirildiği duyarlılık analizinde de benzer sonuçlar elde edildi. Alt grup analizlerinde, vida fiksasyonu ile artmış osteoartrit riski arasındaki ilişkinin özellikle kompleks kırık paternlerinde (Bartoní?ek tip 3-4) daha belirgin olduğu görüldü. Plak fiksasyonu uygulanan hastalarda AOFAS ve OMAS skorları anlamlı derecede daha yüksek olup, uzun dönem takipte ayak bileği eklem hareket açıklığı daha iyi bulundu. Artan Van Dijk osteoartrit dereceleri ile fonksiyonel sonuçlar arasında güçlü bir olumsuz ilişki saptandı. SONUÇ: Posterior buttress plak fiksasyonu, vida fiksasyonuna kıyasla uzun dönem posttravmatik ayak bileği osteoartriti riskinin daha düşük olması ve daha iyi fonksiyonel sonuçlar ile ilişkili bulunmuştur. Bu ilişkinin özellikle kompleks posterior malleol kırık paternlerinde daha belirgin olduğu gözlenmiş olup, uzun dönem eklem korunumu açısından kırık morfolojisi ve fiksasyon stratejisinin önemini vurgulamaktadır.