Aykut ORUÇ, Mehmet ALTAN, Yasemin ALTAN, Kadriye Yağmur ORUÇ, Çağdaş BALCI, Emre Naci TEKKAYA, Hakkı Oktay SEYMEN
Troia Tıp Dergisi - 2026;7(3):179-186
Posterior Reversibl Ensefalopati Sendromu (PRES), beynin özellikle oksipital ve parietal loblarında ani gelişen vazojenik ödem ile karakterizedir. Hipertansiyon, renal yetmezlik ve preeklampsi ile ilişkilidir. Tanı; hasta öyküsü, klinik muayene ve manyetik rezonans görüntüleme (MRG) bulgularına dayanır. Bu olgu sunumu, PRES'in tanı ve izleminde elektrofizyolojik yaklaşımı ele almakta ve MRG'de gözlenen iyileşmelerin elektrofizyolojik değişikliklere de yansıyıp yansımadığını değerlendirmeyi amaçlamaktadır. Eklampsiye bağlı PRES tanısı olan 27 yaşındaki bir hastada, yoğun bakım ünitesinden taburculuk sonrasında binoküler 60 arcmin pattern -reversal Görsel Uyarılmış Potansiyel (VEP), 60 arcmin pattern ON -OFF VEP ve multifokal elektroretinografi (mfERG ) kayıtları alınmış; sonuçlar laboratuvarımızda aynı kayıt sistemi ve protokol kullanılarak daha önce oluşturulmuş normatif veri tabanı ile tanımlayıcı olarak karşılaştırılmıştır. İlk VEP kayıtlarında, normatif veri tabanı ile karşılaştırıldığında bazı bileşenlerde amplitüd azalması ve latans uzaması saptanmıştır. Sol gözde, taburculuk sonrası ilk gün yapılan multifokal ERG kaydında, normatif veri tabanı ile karşılaştırıldığında bazı retinal eksantrisite halkalarında yanıt azalması izlenmiştir. Taburculuk sonrası 7. günde VEP amplitüdlerinde iyileşme gözlenmiş olmakla birlikte, bazı bileşenlerde amplitüd azalmasının normatif veri tabanına göre devam ettiği saptanmıştır. Buna ek olarak, multifokal ERG yanıtlarının normatif referans aralığına döndüğü gözlenmiştir. Görsel elektrofizyolojik testler, PRES hastalarında fonksiyonel iyileşmenin değerlendirilmesine katkı sağlayabilir. Literatürde PRES'in uzun dönem sonuçlarına ilişkin kapsamlı çalışmaların sınırlı olması nedeniyle, bu testlerin kısa dönem izlemde tamamlayıcı fonksiyonel bilgi sağlayabileceği düşünülmektedir. Ayrıca, bu olgu görsel yol etkilenimine ek olarak geçici retinal fonksiyonel tutulum olasılığını düşündürmekte olup, bu durumun ileri çalışmalarla değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koymaktadır.