POSTMENOPOZAL KADINLARDA HIF1A EKSPRESYONU VE NÖRODEJENERATİF RİSK İLİŞKİSİ

Merve ALPAY, Betül KEYİF, Mert ERSÖZLÜ, Engin YURTÇU, Mehmet Nurullah KURUTKAN

Sağlık Bilimlerinde Değer - 2026;16(2):355-363

Department of Biochemistry, Düzce University, Faculty of Medicine, Düzce, Türkiye

 

Amaç: Menopoz; over aktivitesinin, folikül üretiminin, menstruasyonun ve üreme kapasitesinin kalıcı olarak sona erdiği bir süreçtir ve kadınların bilişsel ile duygusal sağlığını önemli ölçüde etkileyebilir. Östrojen reseptörleri, öğrenme ve hafızada kritik rol oynayan hipokampus gibi beyin bölgelerinde yoğun olarak bulunur. Yaklaşık 50 yaşında görülen östrojen düşüşü, demansa duyarlı bölgelerde gri madde hacmi kaybına yol açarak erken nörodejeneratif süreçlerle ilişkili olabilir. Bu çalışmada menopoz sırasında hücresel oksijenlenme kapasitesindeki değişimlerin bilişsel semptomlar ve nörodejeneratif süreçlerle ilişkisi araştırıldı. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 53 postmenopozal ve 40 premenopozal olmak üzere toplam 93 kadın dahil edildi. Katılımcıların demografik verileri ve nörolojik testlerle bilişsel değerlendirmeleri yapıldı, kan örneklerinde HIF1A düzeyleri analiz edildi. İstatistiksel analizlerde IBM SPSS Statistics 23 kullanıldı. Bulgular: Premenopozal gruba kıyasla postmenopozal kadınlarda bilişsel performans, özellikle MoCA skorları, anlamlı derecede düşüktü (p=0.002; Holm p=0.006). HIF1A düzeyleri de postmenopozal grupta daha düşük bulundu (p=0.002; Holm p=0.006). QALY skorları düzeltme öncesinde düşük görünse de Holm düzeltmesi sonrası sınırda kaldı; EQ-VAS açısından fark saptanmadı. Yaş ve EQ-VAS için yapılan duyarlılık analizlerinde MoCA farkı devam ederken, HIF1A ve QALY farkları zayıfladı. Sonuç: HIF1A düzeyleri, nöral atrofi ve östrojen ilişkili moleküler yolaklar arasındaki ilişkinin ileri çalışmalarla araştırılması gerekmektedir.