ÇETİN AYDIN, ALİ BALOĞLU, ENGİN ULUÇ, CENK MUSTAFA GÜVEN, BURCU ÇETİNKAYA, ALİ YAVUZCAN
Jinekoloji ve Obstetrik Dergisi (Logos) - 2007;21(3):145-149
AMAÇ: Amacımız postmenopozal kadınlarda bir yıllık raloksifen kullanımının; lipid profili, koagülan/antikoagulan faktörler ve tromboembolik olaylar üzerine etkilerinin incelemektir. MATERYAL ve METOD: Haziran 2004 ve Ocak 2006 yılları arasında 60 postmenapozal kadın çalışmaya dahil edildi. 30 hastaya raloksifen verildi ve 30 hasta da plasebo kontrol grubu olarak değerlendirildi. iki gruba da başlangıçta fizik muayene, açlık serum biyokimyasal profili incelemesi ve alt ekstremite derin venlerinin ultrasonografik görüntülemesi yapıldı. Kan lipit profilleri, koagulan faktörler ve tromboembolik fenomen açısından hastalar bir yıl boyunca takip edildi. iki grup arasındaki istatistiksel değerlendirme istatistik program paketi (SPSS 11.0 for Windows) kullanılarak % 95 güven aralığında ‘Independent Samples T Test‘ ile yapıldı. Ortalama standart deviasyon tüm vakalar için ayrı ayrı heasaplandı; P<0.05 değeri istatistiksel olarak anlamlı kabul edildi. BULGULAR: Bir yıllık raloksifen kullanımı sonucunda; lipid profili içinde total kolesterol, düşük yoğunluklu lipoprotein-kolesterol (LDL-C), apolipoprotein (a), lipoprotein (a) değerlerindeki değişim istatistiksel olarak anlamlı bulunmuştur. Ayrıca koagulasyon faktörlerinden protrombin zamanı (PT), antitrombin III (ATIII), fibrinojen, D-dimer düzeylerindeki değişim de istatistiksel olarak anlamlıdır. Klinik ve ultrasonografik olarak her hangi bir tromboembolik fenomen belirlenmemiştir. SONUÇ: Günde 60 mg raloksifen tedavisi serum lipid düzeylerine ve dolayısıyla da kardiyovasküler sistem üzerine olumlu etkilere sahiptir. Bununla birlikte antitrombin aktivitesindeki anlamlı düşüş tromboembolizm riskini arttırabilir. Çalışmamızda venöz tromboembolizm hiçbir hastamızda gözlenmemiştir, fakat tromboembolizm riskini net olarak ortaya koymak için daha geniş ve uzun süreli çalışmalara ihtiyaç vardır.