Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

POSTMENOPOZAL OSTEOPOROZDA SERUM 1,25 (OH)2 VİTAMİN D DÜZEYLERİ VE TEDAVİ ETKİNLİĞİ ÜZERİNDEKİ ETKİLERİ

FATMA İNANICI, ZAFER HASÇELİK, AYŞEN SİVRİ, TERKEN BAYDAR, GÖNÜL ŞAHİN

Romatoloji ve Tıbbi Rehabilitasyon Dergisi - 1998;9(3):204-210

Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi Fiziksel Tıp ve Rehabilitasyon Anabilim Dalı, Ankara

 

Bu çalışmada postmenopozal osteoporozlu hastalarda aktif vitamin D düzeylerinin osteoporoz şiddeti ile ilişkisi ve osteoporoz tedavisinde kullanılan ilaçların etkinliği üzerindeki rolleri araştırıldı. Çalışmaya 20 postmenopozal, osteopenik hasta kontrol grubu olarak alındı ve 6-8 ay süreyle ilaçsız olarak izlendi. Seksen postmenopozal osteoporotik hastaya tibolon, kalsitonin, kalsitriol ya da etidronat ile 6-8 ay süre ile tedavi uygulandı. Hastaların demografik özellikleri, menopoz yaşı, günlük kalsiyum alım miktarı, kırık öyküleri sorgulandı. Kemik mineral dansiteleri (KMD), serumda 1,25 (OH)2 vitamin D, parathormon, östradiol düzeyleri ve idrarda hidroksiprolin ve kalsiyum miktarları belirlendi. Tüm laboratuvar parametreler 6-8 aylık tedavi sonrası tekrar ölçüldü. Çalışma başlangıcında ölçülen aktif vitamin D düzeyi ile KMD, menopoz süresi, kırık öyküsü, serum PTH ve estradiol düzeyleri, idrarda hidroksiprolin düzeyi ve idrarla atılan kalsiyum miktarı arasında korelasyon saptanmadı. Çalışma grubumuzda aktif vitamin D düzeyleri normal sınırlar içinde bulundu. 6-8 aylık tedavi ve takip sonunda tedavi etkinliğini gösteren KMD ve idrarla atılan hidroksiprolin düzeyleri de serum 1,25 (OH)2vitamin D düzeylerinden bağımsız bulundu. Bulgularımız ışığında serumda aktif vitamin D düzeylerinin osteoporoz şiddeti ve tedavinin etkinliği üzerinde majör rol oynamadığı, postmenopozal osteoporoz gelişiminde vitamin D'nin rolünün reseptör düzeyinde incelenmesi gerektiği sonucuna varıldı.