PREDİYALİZ DÖNEMDEKİ VE HEMODİYALİZE ALINAN KRONİK BÖBREK YETMEZLİĞİ OLGULARINDA PLAZMA TÜMÖR NEKROZİS FAKTÖR-ALFA (TNF-ALFA DÜZEYLERİ

ERDOĞAN PARLAK, MEHMET ÇOBANOĞLU, MUSTAFA TEKÇE, HALUK SARGIN, YENER KOÇ, ALİ YAYLA

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2002;13(1):35-38

Dr.Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi 1. Dahiliye Kliniği

 

Sitokinlerin biyolojik etkilerinin daha iyi anlaşılması, bu maddelerin diyaliz tedavisinin akut ve kronik komplikasyonlarının patogenezinde de rol oynadıklarını göstermiştir. Bu çalışmada, değişik evrelerde kronik böbrek yetmezliği (KBY) bulunan fakat henüz diyaliz tedavisi görmeyen ve diyaliz tedavisi altındaki hastalar ile sağlıklı kontrol grubunda plazma tümör nekrozis faktör-alfa (TNF-alfa) düzeyleri araştırılmıştır. Dr. Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Nefroloji Polikliniği'nde takip ve tedavi edilen henüz diyalize girmeyen kronik böbrek yetmezlikli 15 hasta (ortalama yaş: 38±14,4 yıl, E/K:10/5), hemodiyaliz tedavisi gören 15 KBY hastası (ortalama yaş: 41,2±8 yıl, E/K:10/5) ve sağlıklı kontrol grubu olarak 15 olgu (ortalama yaş: 29,6±2,6 yıl, E/K: 6/9) olmak üzere üç gruptan oluşan toplam 45 olgu çalışmaya alındı. Olguların çalışmaya alınma kriterleri: Bilateral böbrek boyutlarında küçülme olması, diabetes mellitus (DM), polikistik böbrek hastalığı, konjestif kalp yetmezliği bulguları, multipl myeloma, amiloidoz, obstrüktif nefropati gibi KBY yapabilen hastalıkların olmaması ve hemodiyaliz tedavisi gören hastalarda sentetik yapıda polisülfon diyalizörlerinin kullanılıyor olması idi. Tüm olgulardan 5'er ml kan düz tüplere alındı. Örnekler -85°C'de saklandı. Çalışma TNF-alfa enzim-linked immunosorbent assay kitleri kullanılarak (00927, Diaklon, France, 2001) ELISA yöntemi ile yapıldı. Sağlıklı grup ve prediyaliz hasta grubunun üre, kreatinin, 24 saatlik idrarda protein miktarı ve kreatinin klirensi gibi parametreleri karşılaştırıldığında; prediyaliz grubunda sonuçlar anlamlı derecede yüksekti (p<0,001). Hemodiyaliz tedavisi gören hastalar, haftada 1-3 kez diyalize girdikleri için, bu parametreleri değerlendirmeye alınmadı. TNF-alfa sonuçlarına bakıldığında; kontrol grubu ile hasta grupları arasında anlamlı fark olmasına karşın (sırasıyla p<0,01 ve p<0,001), prediyaliz ve diyaliz hasta grupları arasında anlamlı fark yoktu (p>0.05). Sonuç olarak; proinflamatuar bir sitokin olan TNF-alfa nın kronik glomerulonefrite bağlı kronik böbrek yetmezliğinde de rolünün olduğu düşüncesindeyiz. Ancak uzun dönemde yapılacak prospektif çalışmalar TNF-alfa ve böbrek hastalıkları arasındaki ilişkiyi daha net olarak ortaya koyacaktır.