PREEKLAMPSİ GELİŞECEK OLGULARIN SAPTANMASINDA TARAMA YÖNTEMİ OLARAK MİKROALBÜMİNÜRİ VE HİPOKALSİÜRİNİN TANISAL DEĞERİ

AHMET BÜYÜKÖREN, SÜLEYMAN ENGİN AKHAN, ABDULLAH TURFANDA, TÜLAY TURFANDA

Gynecology Obstetrics & Reproductive Medicine - 1999;5(2):67-71

Department of Obstetrics and Gynecology, Istanbul University Faculty of Medicine, Istanbul. Turkey

 

Amaç: Bu çalışmada amacımız, herhangi bir risk faktörü içermeyen nüllipar olgularda, preeklampsinin erken saptanmasında, bir tarama testi olarak mikroalbüminüri ve kalsiyum/kreatinin oranının etkinliğini araştırmak ve sonuçları literatürdeki çalışmalarla karşılaştırarak tartışmaktır. Materyal-Metod: Gebeliklerinin 24-34. haftaları arasında İ.Ü.İstanbul Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı Antenatal Polikliniğine başvuran, gebeliklerine ait hiç bir risk faktörü taşımayan, nüllipar ve antenatal takipleri sırasında obstetrik komplikasyon gelişmeyen toplam 98 olgu çalışma grubumuzu oluşturdu. Çalışmanın başlangıcında tüm olgulardan sabah ilk açlık idrarından mikroalbüminüri, kalsiyum, kreatinin değerleri istendi, idrarda dipstik ile (+) proteinüri saptananlar, üre ve/veya kreatinin değerleri patolojik olarak bulunan olgular çalışma grubuna alınmadı. Mikroalbüminürinin değerlendirilmesinde "Single Radial immunodiffusion" tekniği kullanıldı. idrar kalsiyum konsantrasyonu otomatik absorbsiyon spektrofotometre ile saptandı, idrar kreatinin miktarının saptanması amacıyla kalorimetrik auto-analyser kullanıldı. Kalsiyum/Kreatinin oranını saptamak için kalsiyum konsantrasyonu(mg/dl.), kreatinin konsantrasyonuna (mg./dl.) bölündü Bulgular; Veriler değerlendirildiğinde, mikroalbüminüri için eşik değer 30, µgr./dak., kalsiyum/kreatinin oranı için eşik değer 0.05 olarak saptandı. Bu bulgulardan hareketle, preeklamptik gebelerin saptanması için kalsiyum/kreatinin oranı tarama testi olarak kullanıldığında sensitivitesi % 33, spesifisitesi % 96, (+) prediktif değeri % 67 ve (-) prediktif değeri % 86 olarak; mikroalbüminüri bir tarama testi olarak kullanıldığında sensitivitesi % 21, spesifisitesi % 94, (+) prediktif değeri % 56 ve . (-)prediktif değeri %74 olarak bulundu. Preeklamptik olguların saptanması amacıyla her iki test beraber kullanıldığında tanısal değerleri; sensitivite % 36, spesifisitesi % 95, (+) prediktif değeri % 56, (-) prediktif değeri %90 olarak saptandı. Sonuç: Sonuç olarak çalışmamızda, elde ettiğimiz her iki teste ait (+) prediktif değer ve sensitivite değerleri, literatürde yer alan bazı çalışmaların aksine, oldukça düşüktür. Bu durum testlerden elde edilecek sonuçların güvenilirliğini tartışılır hale getirmekte ve rutin olarak kullanımlarını sınırlamaktadır kanaatindeyiz.