Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

PREEKLAMPTİK GEBELERDEKİ İNSÜLİN DİRENCİ VE MATERNAL-FETAL SONUÇLARA ETKİSİ

Gülin OKAY, Cüneyt Eftal TANER

Genel Tıp Dergisi - 2025;35(6):1205-1215

Department of Obstetric and Gynecology, İzmir University of Economics Faculty of Medicine, Medicalpoint Hospital, İzmir, Turkey

 

Amaç: Preeklampsi olgularında saptanan hiperinsulinemi ve insülin direncinin gebelik süresince olan kilo artışıyla mı yoksa preeklampsi patofizyolojisi ile mi ilişkili olduğu henüz tam netlik kazanmamıştır. Çalışmamızda gestasyonel diyabeti olmayan hafif ve ağır preeklampsi tanısı almış gebelerde kilo alımı, obezite, biyokimyasal parametreler ile insülin direnci arasındaki bağlantı ve fetal sonuçlarına etkisi araştırıldı. Gereç ve yöntem: İzmir Tepecik Eğitim ve Araştırma Hastanesi Perinatoloji polikliniğinde takipli 24-40. gebelik haftaları arasındaki gestasyonel diyabet tanısı almamış preeklamptik 18-44 yaş arasındaki 101 gebe dahil edildi. Çalışma Temmuz 2013 ile Ocak 2014 arasında yürütülmüştür. Gebelerin demografik verileri, biyokimyasal parametreleri, kilo ölçümleri, glukoz metabolizmasına yönelik tetkikler ve fetüse ait veriler kaydedildi. HOMA (Homeostatic Model Assessment) değeri 2.5 ve üzerinde olması ve insülin sensitivite indeksinin 6'nın altında olması insülin direnci olarak değerlendirildi. Bulgular: Hafif ve ağır preeklamptik olgulardan oluşan gruplar arasında açlık -tokluk glukoz, HOMA-IR (Homeostatic model assessment-insulin resistance), insülin sensitivite indeksi açısından anlamlı bir fark olmadığı fakat tokluk insülin değerlerinin ağır preeklampsi grubunda anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır. Doğum haftası, fetal doğum ağırlığı, 1 ve 5. dk apgar skorlarına bakıldığında ise ağır preeklampsi grubunda istatistiksel olarak anlamlı daha kötü obstetrik sonuçlar elde edilmiştir. Sonuç: Çalışmamızda tokluk insülin değerlerinin ağır preeklampsi grubunda anlamlı olarak daha yüksek olduğu saptanmıştır. Gestasyonel diyabeti olmayan preeklampsi olgularında insülin direnci ve duyarlılığının hastalığın prognozu ve maternal-fetal sonuçlar üzerindeki etkisini öngörmek için postprandiyal insülin düzeyleri dikkate alınabilir ve bu sayede ilerleyen yıllarda metabolik sendromu tahmin etmede yararlı bir parametre olarak kullanılabilirliği geniş prospektif randomize kontrollü çalışmalarla incelenmelidir.