PREKLİNİK DİŞ HEKİMLİĞİ ÖĞRENCİLERİ TARAFINDAN YAPILAN KÖK KANAL DOLGULARININ TEKNİK KALİTESİ: RANDOMİZE ÇAPRAZ TASARIMLI BİR ÇALIŞMA

Muhammed AYHAN, Asım ÜNLÜ, Damla ERKAL

Cumhuriyet Dental Journal - 2026;29(2):327-336

Department of Endodontics, Faculty of Dentistry, Burdur Mehmet Akif Ersoy University, Burdur, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, çekilmiş insan dişleri üzerinde farklı enstrümantasyon teknikleri kullanılarak lisans öğrencileri tarafından yapılan kök kanal dolgularının (KKD) teknik kalitesini değerlendirmeyi amaçladı. Gereç ve Yöntemler: Toplam 200 daimi insan dişi (72 kanin, 62 maksiller birinci premolar ve 66 mandibular molar), öğrenciler tarafından el enstrümantasyonu (EE) (n = 100) veya rotary enstrümantasyon (RE) (n = 100) sonrası dolduruldu. Genel teknik kalite, dolgu uzunluğu, densite, koniklik (taper), iyatrojenik hatalar ile preparasyon ve obturasyon süreleri; enstrümantasyon tekniği ve diş tipine göre değerlendirildi. Gruplar arası karşılaştırmalar genelleştirilmiş tahmin denklemleri (GTD) kullanılarak analiz edildi; preparasyon ve obturasyon süreleri ise lineer karma modeller ile değerlendirildi. Bulgular: Toplam 200 dişin 76'sı (%38,0) kabul edilebilir olarak sınıflandırıldı. RE, EE'ye kıyasla kabul edilebilir kök kanal dolgusu (KKD) kalitesine ulaşma olasılığını anlamlı düzeyde artırdı (OR = 4,03; %95 GA: 1,54 - 10,53; p = 0,004) ve enstrümantasyon tekniği ile diş tipi arasında anlamlı bir etkileşim saptandı (p = 0,004). Ham oranlar RE grubunda EE grubuna göre daha yüksekti (%45,0'a karşı %31,0); en büyük fark molarlarda görüldü (%47,1'e karşı %18,8; p = 0,015), ancak alt grup karşılaştırmalarında kaninlerde (%69,4'e karşı %50,0; p = 0,093) ve premolarlarda (%13,3'e karşı %21,9; p = 0,379) anlamlı fark izlenmedi. RE, uzunluk ve koniklik açısından daha iyi sonuçlarla ilişkiliydi (sırasıyla p = 0,002 ve p < 0,001), buna karşın yoğunluk açısından anlamlı fark yoktu (p = 0,095). İyatrojenik hatalar dişlerin %14,5'inde görüldü ve teknikler arasında anlamlı farklılık göstermedi (p = 0,159); bununla birlikte, premolar ve molarlarda kaninlere göre daha sık gözlendi. Lineer karma modeller, RE ile preparasyon ve obturasyon sürelerinin anlamlı derecede daha kısa olduğunu gösterdi (her ikisi için p < 0,001). Sonuçlar: RE, EE'ye kıyasla kök kanal dolgularının genel teknik kalitesini artırdı ve preparasyon ile obturasyon sürelerini anlamlı derecede azalttı; en belirgin fayda molar dişlerde gözlenirken, iyatrojenik hata insidansı teknikler arasında benzerdi.