Güler KILIÇ, Betül TÜREN, Erbu YARCI, Mustafa YAŞAR, Büşra YORULMAZ, Bayram Ali DORUM
Harran Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2026;23(1):56-63
Amaç: Bu çalışmada, prematüre retinopatisi (ROP) gelişen ve gelişmeyen bebeklerde maternal ve neonatal risk faktörlerini karşılaştırarak, ROP gelişimi ile ilişkili bağımsız belirleyicilerin ortaya konulması amaçlandı. Materyal ve metod: 1 Ocak 2022-31 Aralık 2024 tarihleri arasında Yenidoğan Yoğun Bakım Ünitemizde izlenen, gebelik haftası <=34 olan 277 prematüre bebek retrospektif olarak değerlendirildi. Olgular ROP gelişen (n=89) ve gelişmeyen (n=188) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Maternal [(preeklampsi, koryoamniyonit (CA)] ve neonatal (gebelik haftası, doğum ağırlığı, Apgar skorları, surfaktan tedavisi ve patent duktus arteriozus [PDA]) parametreler karşılaştırıldı. ROP gelişimi ile ilişkili bağımsız faktörleri belirlemek amacıyla çok değişkenli lojistik regresyon analizi yapıldı. Bulgular: ROP gelişen grupta ortalama gebelik haftası (28,8+/-2,3 vs. 31,3+/-1,4 hafta; p<0,001) ve doğum ağırlığı (1077,1+/-287,3 g vs. 1492,7+/-341,7 g; p<0,001) anlamlı derecede daha düşüktü. Doğum boyu, baş çevresi ve 1. ile 5. dakika Apgar skorları da ROP grubunda daha düşüktü (tümü p<0,001). Univaryant analizlerde surfaktan gereksinimi (p=0,004), PDA sıklığı (p=0,041), maternal preeklampsi (p=0,005) ve CA (p=0,032) ROP gelişen olgularda daha yüksek bulundu. Çok değişkenli lojistik regresyon analizinde ise yalnızca düşük gebelik haftası [olasılık oranı (OO)=0,569; %95 güven aralığı (GA): 0,443-0, 724; p<0,001)], düşük doğum ağırlığı (OO=0,998; %95 GA: 0,997-1,000; p=0,014) ve maternal preeklampsi (OO=2,770; %95 GA: 1,360-5,842; p=0,005) ROP gelişimi ile bağımsız olarak ilişkili bulundu. Sonuç: Prematürite derecesi ve düşük doğum ağırlığı ROP gelişiminin temel belirleyicileri olmaya devam etmektedir. Bununla birlikte maternal preeklampsi, gebelik haftası ve doğum ağırlığından bağımsız olarak ROP gelişimi ile ilişkili bulunmuştur. Diğer neonatal faktörler ROP gelişimi ile ilişkili görünmekle birlikte, bu ilişkinin prematüritenin derecesi ile ilişkili olabileceği düşünülmektedir. Bu bulgular, yüksek riskli bebeklerin belirlenmesinde perinatal faktörlerin bütüncül değerlendirilmesinin önemini göstermektedir.