PREMENOPOZAL VE POSTMENOPOZAL KADINLARIN AŞIYA KARŞI BİLGİ, TUTUM VE DAVRANIŞLARININ KESİTSEL ANALİZİ

Feyza GÖKCÜK, Arda KAYA, Ahmet SERTÇELİK, Esra ERDEM KIVRAK, Meltem TAŞBAKAN

Jinekoloji-Obstetrik ve Neonatoloji Tıp Dergisi - 2026;23(3):356-362

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Anabilim Dalı, İzmir, Türkiye

 

Amaç: Erişkin aşılaması, bulaşıcı hastalıkların ve enfeksiyonla ilişkili bazı kanserlerin önlenmesinde önemli bir halk sağlığı stratejisidir. Bununla birlikte, erişkin dönemde önerilen aşılara yönelik farkındalık ve aşılama oranları birçok ülkede yetersiz düzeydedir. Kadınların erişkin dönemde uygun şekilde aşılanması, hem kendi hem de doğurganlık çağında bebeklerinin sağlıklarının korunması açısından önem taşımaktadır. Bu çalışmada, premenopozal ve postmenopozal kadınlarda erişkin aşılara ilişkin bilgi, tutum ve davranışların değerlendirilmesi amaçlandı. Gereç ve Yöntem: Bu kesitsel ve tanımlayıcı çalışma, Ağustos 2024-Mart 2026 tarihleri arasında gerçekleştirildi. Çalışmaya 18 yaş ve üzeri toplam 1003 kadın dahil edildi. Katılımcılar; demografik özellikler, kronik hastalık varlığı, obstetrik öykü, erişkin aşılama durumu ile aşılar hakkındaki bilgi ve tutumları değerlendiren 40 maddelik çevrim içi anketi doldurdu. Premenopozal ve postmenopozal kadınlar arasındaki kategorik değişkenler ki-kare testi ile karşılaştırıldı. Postmenopozal dönem, gebelik, laktasyon veya diğer nedenlerle açıklanamayan en az ardışık 12 aylık amenore sonrasında başlayan dönem. Son menstruasyonunun üzerinden 12 aydan kısa süre geçmiş olan kadınlar postmenopozal gruba dahil edilmedi. Menopoz gruplarının belirlenmesinde yaşa dayalı bir eşik kullanılmadı. Bulgular: Katılımcıların yaş ortalaması 36,2 +/- 13,0 yıl idi. En sık uygulanan aşı COVID-19 (%90,4) olup, bunu hepatit B (%46,8), Td/Tdap (%45,8) ve influenza (%33,0) aşıları izledi. En düşük aşılama oranları insan papilloma virüsü (HPV) (%15,0) ve pnömokok (%12,0) aşılarında saptandı. Premenopozal kadınlarda tetanoz ve HPV aşılanma oranları postmenopozal kadınlara kıyasla anlamlı derecede daha yüksekti (sırasıyla p=0,031 ve p=0,009). Ayrıca premenopozal kadınların, erişkin aşılarının gerekli olduğu ve sağlık profesyonellerinin önerisiyle aşı yaptırabilecekleri yönündeki ifadelere daha yüksek oranda katıldıkları görüldü. Ancak yaş, eğitim düzeyi, kronik hastalık varlığı ve sağlık çalışanı olma durumuna göre düzeltilmiş çok değişkenli analizlerde, menopoz durumu ile incelenen aşılama davranışları, aşıya yönelik tutumlar ve davranışsal niyet arasında istatistiksel olarak anlamlı bağımsız bir ilişki saptanmadı (p>0,05). Sonuç: Kadınlarda erişkin aşılamasına yönelik farkındalık ve aşılama oranları halen yetersizdir. Premenopozal ve postmenopozal kadınlar arasında bazı aşılama davranışları ve aşıya yönelik tutumlar açısından farklılıklar gözlenmekle birlikte, çok değişkenli analizlerde menopoz durumunun bağımsız bir belirleyici olduğu gösterilememiştir. Erişkin kadınlarda aşılama davranışlarının yaş, eğitim düzeyi, kronik hastalık varlığı ve sağlık çalışanı olma durumu gibi demografik ve klinik özelliklerle birlikte değerlendirilmesi önem taşımaktadır. Bu popülasyonda hedeflenmiş aşılama stratejileri, farkındalığın artırılması ve sağlık profesyonellerinin danışmanlık rolünün güçlendirilmesi aşılama oranlarının artırılmasına katkı sağlayabilir.