PRENATAL İNVAZİF TEST: TÜRKİYE’DE 4 YILLIK TEK MERKEZ DENEYİMİ

EMRE EKMEKÇİ, KUTLU KURT, SERVET GENÇDAL, EMİNE DEMİREL, SEFA KELEKÇİ

Gynecology Obstetrics & Reproductive Medicine - 2015;21(3):123-126

İzmir Katip Çelebi University Medicine Faculty, Gynecology and Obstetric Department, İzmir

 

AMAÇ: Kliniğimizde dört yıllık süreçte uyguladığımız prenatal tanısal invazif işlemlerin endikasyon, metod ve sonuç ilişkilerinin değerlendirilmesi ve yorumlanması. GEREÇ VE YÖNTEM: Bu süreçte fetal karyotipleme amaçlı kliniğimizde 553 prenatal tanısal invazif işlem gerçekleştirilmiş olup, bu olgular retrospektif olarak değerlendirildi. Hastaların sosyo demografik dağılımları, işlem endikasyonları ve sonuçları incelendi, işlemlere bağlı komplikasyonlar değerlendirildi. BULGULAR: Toplam 41 anormal karyotipli gebelik saptanmış en fazla saptanan anöploidi trizomi 21’dir. Ayrıca en fazla anormal karyotip saptanan olgular anormal ultrasonografi bulgusu nedeniyle test uygulanan hastalar olmuştur. İki olguda gebelik kaybı gelişmiştir. SONUÇ: Non-invazif prenatal tanının günümüzde daha kolay ulaşılabilir olmasına ve giderek daha sık kullanılmaya başlanmasına rağmen prenatal invaziv girişimler günümüzde hala prenatal tanıda önemini korumaktadır. Özellikle anormal ultrasonografi bulgusu nedeniyle prenatal tanı yapılacak olgularda invazif testler primer tanısal metod olmalıdır.