Gülhan ULU, Burcu KÜÇÜKKAYA
Balkan Sağlık Bilimleri Dergisi - 2026;5(2):130-142
Doğum korkusu, gebelik sürecinde yaygın olarak görülen ve doğum deneyimi, doğum tercihleri ile obstetrik sonuçları olumsuz etkileyebilen önemli bir psikososyal faktördür. Yüksek düzeyde doğum korkusu; artmış sezaryen talebi, uzamış doğum süresi, müdahale oranlarında artış ve olumsuz doğum deneyimi ile ilişkilendirilmekte olup anne ve bebek sağlığını etkileyen çok boyutlu bir halk sağlığı sorunu olarak değerlendirilmektedir. Beden -zihin temelli girişimlere yönelik mevcut kanıtlar, gebelikte anksiyete ve stres düzeylerinin azaltılmasında olumlu sonuçlar bildirmektedir. Özellikle prenatal yoga uygulamalarının; fizyolojik stres yanıtının düzenlenmesi, gevşeme tepkisinin artırılması, öz -yeterlilik algısının güçlendirilmesi ve psikolojik iyilik halinin desteklenmesi üzerinde etkili olduğu randomize kontrollü çalışmalar ve sistematik derlemelerle gösterilmiştir. Bununla birlikte, prenatal yoganın doğum korkusu üzerindeki özgül etkilerini hemşirelik bakımı perspektifiyle bütüncül olarak ele alan çalışmaların sınırlı olduğu, mevcut bulguların farklı örneklem özellikleri ve ölçüm araçları nedeniyle heterojenlik gösterdiği görülmektedir. Bu çalışma, geleneksel derleme olarak tasarlanmıştır. Literatür taraması, Ocak 2015 - Aralık 2025 tarihleri arasında PubMed/MEDLINE, Scopus, Web of Science ve CINAHL elektronik veri tabanları kullanılarak gerçekleştirilmiştir. Bu derlemenin amacı, prenatal yoganın doğum korkusu üzerindeki etkilerine ilişkin mevcut kanıtları değerlendirmek ve hemşirelik bakımına entegrasyonu açısından güncel literatürü bütüncül bir bakış açısıyla tartışmaktır. Prenatal yoga, farmakolojik olmayan, güvenli ve uygulanabilir bir müdahale olarak hemşirelik bakımının koruyucu ve güçlendirici rolüyle uyum göstermekte olup, doğum korkusunun azaltılmasına yönelik kanıta dayalı uygulamaların geliştirilmesine katkı sunma potansiyeli taşımaktadır.