EZCAN PARAFİT YALÇINER, ALTAY GEZER, ONUR GÜRALP, FAHRİ ÖÇER, VELİ YEDİGÖZ, SEYFETTİN ULUDAĞ
Jinekoloji ve Obstetrik Dergisi (Logos) - 2007;21(4):184-191
AMAÇ: Erken membran rüptürü olgularında akciğer maturasyonunu sağlamak amacıyla uygulanan tokoliz ve kortikosteroid tedavilerinin, koriyoamniyonit üzerine etkisini araştırmak. MATERYAL ve METOD: Preterm erken membran rüptürü (PEMR) olgularının maternal ve neonatal sonuçlarının irdelenmesi amacı ile İstanbul Üniversitesi Cerrahpaşa Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Anabilim Dalı‘nda 1996-2005 yıları arasında PEMR tanısı alan 228 tekiz gebelik geriye dönük incelenerek maternal morbidite ve perinatal morbidite sonuçları değerlendirildi. BULGULAR: İki yüz yirmi sekiz PEMR olgusundan 24‘üne (% 10.5) tokoliz yapıldığı belirlendi. Ritodrine HCl (Pre-par©) 23 hastada (% 10.1) kullanılırken, bir hastada (% 0.4) Nifedipine (Nidilat©) kullanıldı. Tokoliz kullanımının 3.2±2.9 (1-15) gün olduğu hesaplandı. Akciğer matürasyonunu hızlandırmak amacıyla 89 olguya (% 39) kortikosteroid uygulandığı belirlendi. Bu uygulamaların % 3.1‘i (n=7) tek doz ve % 36‘sı (n=82) iki doz ve üzeriydi. Yüz yetmiş iki olguya (% 75.4), herhangi bir enfeksiyon belirtisi olmaksızın antibiyotik başlandı (profilaktik antibiyotik), 45 olguya (% 19.7) enfeksiyon belirtilerinin ortaya çıkmasıyla antibiyotik başlandı (tedavi amaçlı antibiyotik), diğer 11 olguya (% 4.8) antibiyotik başlanmadı. En sık kullanılan antibiyotik % 75.4 ile ampisillindi. Olgularımızın % 18.4‘ünde (n=42) klinik koriyoamniyonit geliştiği belirlendi. Gebelik haftasına göre koriyoamniyonit dağılımı incelendi ve 28 ve altı gebelik haftası olgularında % 37.5 oranında koriyoamniyonit geliştiği, 33 ve üstü gebelik haftası olgularında bu oranın sadece % 6.7 olduğu belirlendi. Gruplar arasında fark istatistiksel olarak ileri derecede anlamlıydı (p=0.000). Antibiyotik kullanımının koriyoamniyonit üzerine etkisi irdelendiğinde, antibiyotik kullanılmayan grup ile karşılaştırıldığında, profilaktik ve tedavi amaçlı antibiyotik kullanılan grupta koriyoamniyonit sıklığının daha yüksek olduğu gözlendi. Aradaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0.000). Tokoliz kullanımının koriyoamniyonit üzerine etkisi incelendiğinde, tokoliz uygulanmayan olgularda koriyoamniyonit oranı % 16.7 iken, tokoliz uygulanan olgularda % 33.3 oranında koriyoamniyonit geliştiği belirlendi. Gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0.04). Kortikosteroid uygulamasının koriyoamniyonit gelişimi üzerindeki etkisi araştırıldığında kortikosteroid uygulanan grupta koriyoamniyonit sıklığı % 30.3, uygulanmayan grupta ise % 10.8 olarak hesaplandı. Gruplar arasındaki fark istatistiksel olarak anlamlıydı (p=0.000). Koriyoamniyonit gelişme oranı gebelik haftası küçüldükçe, latent dönem uzadıkça, oligohidramnios varlığında, tokoliz kullanımında, kortikosteroid kullanımında artmaktadır (p<0.05). Multinominal lojistik regresyon analizinde oligohidramnios (p=0.02), antibiyotik kullanımı (0=000), kortikosteroid kullanımı (p=0.021) ve doğum öncesi son lökosit sayımının (p=0.042) koriyoamniyonit gelişiminde diğer parametrelerden bağımsız olarak etkili olduğu belirlendi. SONUÇ: PEMR‘de maternal ve neonatal sonuçların iyileştirilebilmesi için olguların özelliklerine ve gebelik haftasına göre klinik yönetimin bireyselleştirilmesi uygun yaklaşımdır. Jinekoloji ve Obstetrik Dergisi, 21(4):184-191, 2007