PRİMER AKCİĞER KANSERİ TANISINDA TEK AKCİĞER VENTİLASYONU İLE REZEKSİYON UYGULANAN HASTALARIN GERİYE DÖNÜK OLARAK DEĞERLENDİRİLMESİ

GÜLTEN ARSLAN, BANU ÇEVİK, ÇİĞDEM ARZUM ÖRSKIRAN, FATİH DOĞU GEYİK, EKİN EZGİ CESUR, RECEP DEMİRHAN

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2018;29(1):14-18

Sağlık Bilimleri Ünversitesi Kartal Dr Lütfi Kırdar Kartal Eğitim ve Araştırma Hastanesi, Anesteziyoloji ve Reanimasyon Kliniği, İstanbul

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Tek akciğer ventilasyon (TAV) tekniklerinin gelişmesi ile, kansere bağlı ölümlerde ilk sırada olan ve görülme sıklığı giderek artan akciğer kanserlerinin cerrahisine olanak sağlanmıştır. Çalışmada, akciğer kanseri nedeniyle TAV uygulanarak ameliyat edilen hastaların demografik özellikleri, anestezik yaklaşımları, prognozu etkileyecek faktörlerin araştırılması amaçlanmıştır. YÖNTEM ve GEREÇLER: Etik komite izini alınarak primer akciğer kanseri nedeniyle TAV uygulanarak lobektomi veya pnömonektomi yapılan 114 hastanın kayıtları geriye dönük olarak incelendi. Olguların yaş, cinsiyet, ASA skoru, ek sistemik hastalıkları, operasyon tipi, komplikasyonlar, kanama, verilen sıvı ve kan miktarı, ameliyat öncesi, ameliyat sırasında ve sonrasında hemogram ve kan gazı değerleri, ameliyat sonrası yoğun bakıma ünitesine (YBÜ) transport oranı incelenip ortalamaları alındı. BULGULAR: Hastaların yaş ortalaması 56.35±12.42 yıl olup 89’u (%78) erkek, 25’i (%22) kadın idi. Olgularımızın 75’inin (%65.8) sigara kullanım öyküsü olduğu gözlendi. Hastaların 59’unun (%51.75) ASA I-II, 55’inin (%48.25) ASA III-IV ve en çok eşlik eden hastalığın hipertansiyon, diabetes mellitus ve kronik obstrüktif akciğer hastalığı olduğu saptandı. YBÜ’ye alınan hasta sayısı 29 (%25.43) idi. Alınan hastaların 19’unun (%65.5) ASA III-IV, 10’unun (%34.5) ASA I-II olduğu, 19’unun (%65.5) entübe, 10’unun (%34.5) ise ekstübe olduğu belirlendi. Doksan yedi (%85) olguya lobektomi, 17 (%15) olguya pnömonektomi uygulandığı, lobektomi uygulanan hastaların 20’sinin (%20.6), pnömonektomi uygulananların ise dokuzunun (%52.9) YBÜ’ye alındığı gözlendi. YBÜ’ye alınan olguların yaşlarının, komorbidite, ASA skorları, komplikasyonların yüksek, anestezi ve TAV sürelerinin belirgin derecede uzun olduğu belirlendi. On (%8) olguda uzamış hava kaçağı, bronkoplevral fistül, kanama, akciğer ödemi komplikasyonları gözlendi. TARTIŞMA ve SONUÇ: Torasik cerrahi uygulanan hastaların prognozunda yaş, ASA skoru, komorbid hastalıklar, operasyon tipi ve anestezik uygulamaların etkili olduğu, ameliyat öncesi değerlendirme ile saptanan risk faktörlerinin en aza indirilmesinin, akciğer fonksiyonlarının olası en iyi duruma getirilmesinin, dikkatli cerrahi ve anestezik yaklaşımın ve ameliyat sonrası bakımın önemli olduğu kanısına varıldı.