Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

PRİMER HİPERPARATİROİDİ OLGULARINDA LOKALİZASYON ÇALIŞMALARININ TANISAL ETKİNLİĞİ

KAMİLE GÜL, DİLEK TÜZÜN, ELİF ÖZDEMİR, CEVDET AYDIN, SERAP SOYTAÇ İNANÇLI, FEVZİ BALKAN, REYHAN ERSOY, BEKİR ÇAKIR

MN-Dahili Tıp Bilimleri - 2009;4(3-4):112-118

Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Endokrinoloji ve Metabolizma Hastalıkları Kliniği, Ankara

 

Amaç: Bu çalışmadaki amacımız primer hiperparatiroidi olgularında (PHPT) yüksek rezolüsyonlu ultrasonografi (USG) ve dual faz Technetium-99m-Sestamibi paratiroid sintigrafisini (PS) karşılaştırmaktır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya opererasyon öncesi USG ve PS‘si yapılmış ve operasyon sırasında adenomunun yeri lokalize edilmiş ve postoperatif kür sağlanan 66 PHPT‘li hasta alındı. Preoperatif USG ve PS görüntüleme sonuçları cerrahi sonrasında, cerrahi ve histopatolojik bulgularla karşılaştırıldı. Bulgular: Çalışmaya 9‘u erkek, 57‘si kadın 66 hasta alındı. Preoperatif USG‘de 66 hastanın 62‘sinde ve PS‘de ise 66 hastanın 49‘unda adenom lokalize edilmişti. Operasyon sırasında ve histopatolojik değerlendirmede ise USG‘de adenom tespit edilen 62 hastanın 60‘ı ve PS‘de ise 49 hastanın 48‘inde adenom doğru lokalize edilmişti. Bu sonuçlara gore USG‘nin duyarlılığı %93.75, pozitif prediktif değeri %96.77 idi. PS‘nin duyarlılığı ise %73.85, pozitif prediktif değeri %97.96 idi. Eş zamanlı tiroid bezinde nodül varlığı hem USG hemde PS‘nin duyarlılığını etkilememişti. Ayrıca PS ile adenomu lokalize edilen ve edilmeyen hastalar karşılaştırıldığında, tiroid bezinde nodül sayısı, boyutu, serum kalsiyum ve parathormon düzeyleri açısından anlamlı fark yoktu. Sonuç: Bizim sonuçlarımıza göre USG‘nin duyarlılığı PS‘den fazla idi ve tiroid bezinde nodül varlığı her iki görüntüleme yöntemini de etkilememişti.