Türk Medline
ADR Yönetimi
ADR Yönetimi

PRİMER HİPERPARATİROİDİLİ HASTALARDA PARATİROİDEKTOMİ SONUÇLARI: HASTA İLİŞKİLİ FAKTÖRLER, PREOPERATİF LOKALİZASYON VE CERRAHİ ÖZELLİKLERİN ETKİSİ

Muhammet KOCABAŞ, Yusuf ÖZTÜRK

Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi Tıp Dergisi - 2025;58(3):149-154

Necmettin Erbakan University, Faculty of Medicine, Department of Endocrinology and Metabolism, Konya, Turkiye

 

AMAÇ: Primer hiperparatiroidizmde (PHPT) cerrahi başarısını etkileyebilecek faktörlerin daha iyi anlaşılması, olumsuz sonuçlarla ilişkilendirilen reoperasyonların önlenmesine katkı sağlayabilir. Bu çalışma, PHPT'de cerrahi başarıyı etkileyen faktörleri belirlemeye odaklanmakta olup, özellikle preoperatif lokalizasyon yöntemlerine vurgu yapmaktadır. GEREÇ VE YÖNTEM: PHPT nedeniyle paratiroidektomi (PTx) uygulanan 191 hasta çalışmaya dahil edildi. Demografik, klinik ve laboratuvar verileri ile cerrahi özellikler ve preoperatif lokalizasyon bulguları kaydedildi. Hastalar cerrahi sonuçlarına göre "başarılı PTx" ve "başarısız PTx" olmak üzere iki gruba ayrılarak karşılaştırmalar yapıldı. Ayrıca başarılı PTx grubunda preoperatif lokalizasyon bulguları ile intraoperatif bulgular arasındaki uyum da değerlendirildi. BULGULAR: Çalışmamızda cerrahi başarı oranı %84,29 ve minimal invaziv PTx (MIP) oranı %75,39 olarak saptandı. Ultrasonografide paratiroid adenomunun (PA) saptanması, başarılı PTx'i öngörmede en yüksek duyarlılığa (%92,55), düşük serum kreatinin düzeyi (<0,65 mg/dL) ise en yüksek özgüllüğe (%93,33) sahipti. Çok değişkenli analizde MIP (p<0,001) ve düşük serum kreatinin düzeyi (p=0,008), başarılı PTx'in bağımsız belirleyicileri olarak belirlendi; diyabetes mellitus (p=0,023) ise başarısız PTx için bir öngördürücü olarak saptandı. Ayrıca ultrasonografinin hem kesin (65,84% vs. 57,76%) hem de taraf bazlı (80,12% vs. 72,67%) lokalizasyonda sintigrafiye göre intraoperatif bulgularla daha yüksek uyum gösterdiği bulundu. SONUÇ: Daha genç yaş, ultrasonografide PA saptanması, MIP uygulanması ve komorbidite olmaması (özellikle diyabetes mellitusun bulunmaması), PHPT'de cerrahi başarı oranını artırabilir. Ayrıca, PHPT'de preoperatif lokalizasyonda ultrasonografinin sintigrafiye göre daha üstün olduğunu düşünmekteyiz. Bu bağlamda, daha geniş örneklemli prospektif çalışmalara ihtiyaç vardır.