PRİMER HİPERPARATİROİDİNİN BAŞLANGIÇ ÖZELLİKLERİNDE D VİTAMİNİ DURUMUNUN ROLÜ: ÜÇÜNCÜ BASAMAK BİR MERKEZDEN GÜNCEL KLİNİK DENEYİM

HAVVA SEZER

Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2024;35(2):161-166

Department of Pulmonary Diseases, University of Health Sciences, Kartal Dr. Lütfi Kırdar Training and Research Hospital, İstanbul, Türkiye

 

GİRİŞ ve AMAÇ: Bu çalışmanın amacı, D vitamini durumunu ve bunun primer hiperparatiroidinin (PHPT) başlangıç özellikleri üzerindeki etkisini değerlendirmektir. YÖNTEM ve GEREÇLER: Bu çalışma, Kasım 2017 ve Aralık 2023 tarihleri arasında üçüncü basamak bir merkezdeki 18 yaş ve/veya üzeri PHPT tanısı alan ardışık katılımcıları içermektedir. D vitamini replasmanı almayan toplam 195 hasta geriye dönük olarak incelendi. Çalışma populasyonu başvuru anındaki D vitamini düzeylerine göre 3 gruba kategorize edildi. Grup 1: D vitamini ≤19 ng/mL, grup 2: D vitamini 20-29 ng/mL, ve grup 3: D vitamini ≥30 ng/mL. Demografik, klinik, biyokimyasal, radyolojik bulgular ve operasyon sonrası komplikasyonlar üç grup arasında karşılaştırıldı. BULGULAR: Yüz doksan beş hastanın, 157’si (%80.5) kadın, 38’i (%19.5) erkekti. Ortalama yaş 56.4+14.5 yıldı. Altmış beş hastada (%33.3) D vitamini eksikliği (DVE) ve 48 hastada (%24.7) D vitamini yetersizliği vardı. Yüz doksan beş hastanın, 74’ünde (%37.9) böbrek taşı ve 90’ında (%46.2) osteoporoz vardı. Kırık sıklığı %9.7 (n=19) idi. DVE daha yüksek paratiroid hormon (PTH) seviyesi (p=0.000) ve daha iyi tahmini glomerüler filtrasyon hızı (p=0.021) ile ilişkilendirildi. Tüm grublar karşılaştırıldığında böbrek taşı, osteoporoz ve kırık dağılımı açısından fark yoktu. TARTIŞMA ve SONUÇ: Mevcut çalışma DVE’nin daha yüksek PTH seviyesi ve daha iyi böbrek fonksiyonu ile ilişkili olduğunu ortaya çıkardı. Ancak, D vitamini durumu PHPT’de klasik hedef organ tutulumuyla ilişkili değildi.