Puren GOKBULUT, Ayse Munevver MUHURDAROGLU, Cagatay Emir ONDER, Isilay TASKALDIRAN, Mikail Koray DEMIREL, Mehmet POYRAZER, Serife Mehlika KUSKONMAZ, Meliha KORKMAZ
Selcuk Medical Journal - 2026;42(2):158-167
Amaç: Primer hiperparatiroidizmde preoperatif görüntüleme yöntemlerinin tanısal değerini değerlendirmek ve lokalizasyon başarısı ile klinik ve biyokimyasal özellikler arasındaki ilişkiyi incelemek.Gereç ve Yöntemler: Primer hiperparatiroidizm nedeniyle paratiroidektomiye giden ve preoperatif dönemde başlangıçta lokalizasyon amaçlı boyun ultrasonografisi ve Tc-99m sestamibi sintigrafisi yapılmış 216 hastanın verileri retrospektif olarak analiz edildi. Başlangıç görüntüleme yöntemleriyle lokalize edilemeyen olgular, 4-boyutlu BT ve/veya 18F-kolin PET-BT raporları temel alınarak değerlendirildi. Görüntüleme yöntemlerinin doğru lokalizasyon sonuçları ile klinik ve biyokimyasal özellikler arasındaki ilişkiler analiz edildi.Bulgular: Boyun ultrasonografisi ve Tc-99m sestamibi sintigrafisinin kombine kullanımı, hiperfonksiyonel lezyonların saptanmasında %55,1 duyarlılık ve %96,3 pozitif prediktif değer göstermiştir. Çok değişkenli analizde ise, paratiroid bez boyutunun >1 cm olması (OR=2,521, p=0,002), serum iPTH düzeyinin >134 ng/L olması (OR=2,270, p=0,007) ve normokalsemik primer hiperparatiroidizm varlığı (OR=2,546, p=0,023), kombine USG ve sestamibi sintigrafisi ile başarılı lokalizasyonun bağımsız belirleyicileri olarak saptanmıştır.Sonuç: Kombine boyun ultrasonografisi ve Tc-99m sestamibi sintigrafisi, özellikle daha büyük bez boyutu, yüksek iPTH düzeyleri ve normokalsemik primer hiperparatiroidizm varlığında etkili olup, seçilmiş hastalarda ileri görüntüleme yöntemlerine olan gereksinimi ortadan kaldırabilir.