Şeyma SARIŞEN, Ali Bera PINARBAŞI, Berivan GANİDAĞLI
Acta Medica Alanya - 2026;10(2):136-142
Amaç: Primer hipertansiyon, kronik inflamasyon ve endotel disfonksiyonu ile ilişkili olup erken dönemde subklinik hedef organ hasarına yol açabilmektedir. Mikroalbüminüri, hipertansiyona bağlı renal ve vasküler hasarın erken ve duyarlı bir göstergesi olarak kabul edilmektedir. Prognostik nütrisyon indeksi (PNI) ise inflamasyon ve beslenme durumunu birlikte yansıtan, kolay uygulanabilir bir belirteçtir. Bu nedenle, bu çalışmada primer hipertansiyonlu hastalarda PNI düzeyi ile mikroalbüminüri arasındaki ilişkiyi değerlendirmeyi amaçladık. Yöntemler: Bu prospektif kesitsel çalışma, 18-65 yaş arası primer hipertansiyon tanılı 151 hasta arasında gerçekleştirildi. Hastalar, spot idrarda albümin/kreatinin oranına (ACR) göre normoalbüminürik (ACR <30 mg/g) ve mikroalbüminürik (ACR 30-300 mg/g) olmak üzere iki gruba ayrıldı. Demografik veriler, serum albümin düzeyi, total lenfosit sayısı, GFR ve ACR değerleri kaydedildi. PNI; (10 x serum albümin [g/dL]) + (0.005 x total lenfosit sayısı [/mm³]) formülü kullanılarak hesaplandı. Bulgular: Çalışmayı oluşturan gruplar arasında yaş ve GFR açısından anlamlı fark saptanmadı (sırasıyla p=0,755, p=0,714). Mikroalbüminürik grupta kadın oranı anlamlı olarak daha yüksekti (p=0,025). Mikroalbüminürik hastalarda serum albümin düzeyi, lenfosit sayısı ve PNI değerleri normoalbüminürik gruba göre anlamlı derecede daha düşük; ACR değerleri ise anlamlı derecede daha yüksekti (tümü p<0,001). PNI ile ACR arasında orta düzeyde negatif korelasyon saptandı (rho=-0,463, p<0,001). Sonuç: Primer hipertansiyonlu hastalarda düşük PNI düzeyleri mikroalbüminüri varlığı ile anlamlı şekilde ilişkilidir. PNI, hipertansiyona bağlı erken dönem renal hasarın değerlendirilmesinde pratik ve destekleyici bir belirteç olarak kullanılabilir.