PRİMER MEMBRANÖZ GLOMERÜLONEFRİT TANILI HASTALARDA REMİSYON İLE İLİŞKİLİ FAKTÖRLERİN RETROSPEKTİF OLARAK İNCELENMESİ

HÜSEYİN ÖZKÖK

Developments and Experiments in Health and Medicine - 2022;36(1):41-51

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi, İç Hastalıkları Anabilim Dalı, Nefroloji Bilim Dalı, İzmir, Türkiye

 

Amaç: Bu çalışma, primer membranözglomerülonefrit (MGN) tanısı ile takip edilen hastaların demografik, klinik ve patolojik özelliklerini ve uygulanan tedavilerin remisyona etkisini araştırmayı amaçlamaktadır. Gereç ve Yöntem: Çalışmaya 2006-2012 yılları arasında en az 12 ay takip edilen ve böbrek biyopsisi ile primer MGN tanısı konan 18 yaş üstü altmış hasta dahil edildi. Hastalar remisyon durumuna göre 3 gruba ayrıldı. Gruplar demografik, klinik, laboratuvar ve histopatolojik bulgular açısından karşılaştırıldı. Bulgular: Hastaların 37’si (%63) erkek olup, yaş ortalaması 55,7±14,8 yıldı. 44 (%73,3) hasta immünsüpresif tedavi ile takip edilirken, 16 (%26,7) hasta sadece konservatif tedavi ile takip edildi. İmmünsüpresif tedavi alan grupta yüksek düzeyde proteinüri (p=0,002) ve erkek cinsiyet hakimiyeti saptandı (p=0,01). Hastaların 18’i (%29,6) 12.ay sonunda tam remisyona (<0,2 g/gün) girdi. Hastaların 30’unda (%50) kısmi remisyon meydana geldi. Kadın cinsiyet (p=0,02) ve immünosupresif tedavi alma (p=0,01), tam veya kısmi remisyon gelişimi ile ilişkili bağımsız faktörlerdi; daha düşük glomerüler skleroz varlığı (p=0,03) tam remisyon ile ilişkilendirildi. İmmün deposit birikimi ile remisyonda olma durumu arasında herhangi bir ilişki bulamadık. Sonuç: Primer MGN’de kadın cinsiyeti ve düşük oranda glomerüloskleroz varlığı iyi prognoz göstergeleridir. Ayrıca immünsüpresif tedavi prognozu olumlu etkilemektedir.