Bahattin KEMAH, Mesut AKKAYA, Murat BİRİNCİ, Kürşat GÜNER, Mehmet ÖZER, Serkan AYKUT
Southern Clinics of Istanbul Eurasia - 2026;37(2):130-135
Amaç: Bu çalışmanın amacı, primer ön çapraz bağ (ÖÇB) rekonstrüksiyonunda hamstring tendon (HT) ve peroneus longus tendon (PLT) otogreftlerinin donör saha morbiditesi, greft özellikleri ve klinik sonuçlar açısından karşılaştırılmasıdır. Gereç ve Yöntem: Bu çalışma tek merkezli retrospektif bir kohort çalışmasıdır. Eylül 2023 ile Kasım 2024 tarihleri arasında primer ÖÇB rekonstrüksiyonu uygulanan ve en az bir yıl takip edilen toplam 100 hasta dahil edilmiştir. Hastalar kullanılan greft tipine göre iki gruba ayrılmıştır: PLT (n=56) ve HT (n=44). Fonksiyonel değerlendirme ameliyat öncesinde ve postoperatif 12. ayda Uluslararası Diz Dokümantasyon Komitesi (IKDC) skoru, Lysholm skoru ve Tegner aktivite ölçeği kullanılarak yapılmıştır. PLT grubunda ayak bileğine ait donör saha morbiditesi, Amerikan Ortopedik Ayak ve Ayak Bileği Derneği (AOFAS) arka ayak skoru kullanılarak iki tarafın karşılaştırılması yoluyla değerlendirilmiştir. İntraoperatif olarak greft uzunluğu ve çapı kaydedilmiştir. Gruplar arası karşılaştırmalarda nonparametrik testler kullanılmış, olası karıştırıcı değişkenleri kontrol etmek amacıyla çok değişkenli lineer regresyon modelleri uygulanmıştır. Bulgular: On ikinci ayda her iki grubun fonksiyonel skorlarında ameliyat sonrası belirgin iyileşme gözlenmiştir. IKDC ve Lysholm skorları PLT grubunda istatistiksel olarak daha yüksek bulunmuş, ancak bu farkların büyüklüğü minimal klinik anlamlılık eşiklerinin altında kalmıştır. Tegner aktivite skorları açısından gruplar arasında benzerlik saptanmıştır. PLT kullanımı ile daha büyük çap ve daha uzun greft elde edilmiştir. Son takipte ipsilateral ve kontralateral AOFAS skorları arasında anlamlı bir fark izlenmemiş olup, klinik olarak anlamlı bir ayak bileği fonksiyon kaybı saptanmamıştır. Sonuç: Primer ÖÇB rekonstrüksiyonunda PLT otogrefti, hamstring otogreftlere benzer kısa dönem fonksiyonel sonuçlar sağlamaktadır. PLT ile daha büyük greft çapı elde edilebilmesine rağmen bu durum hasta tarafından bildirilen sonuçlarda klinik olarak anlamlı bir üstünlük sağlamamıştır. Uygun hasta seçimi yapıldığında, PLT kullanımı güvenilir bir alternatif greft seçeneği olabilmektedir.