Kerem KENARLI, Bülent ÖDEMİŞ, Nazmi Gökhan ÜNVER, Emir Tuğrul KESKİN, Alper MACİF, Kübra KÖKEN, Göktürk KARATAŞ, Ahmet Burak FEDAİ, Erdoğan DENİZ
Akademik Gastroenteroloji Dergisi - 2025;24(3):130-138
Giriş ve Amaç: Primer sklerozan kolanjitte görülen dominant biliyer darlıklar, klinik açıdan önemli bir komplikasyon olup sıklıkla endoskopik tedavi gerektirmektedir. Önerilen endoskopik yaklaşım, balon dilatasyonu ile kısa süreli stentleme kombinasyonu veya tek başına balon dilatasyonu şeklindedir. Ancak, bu alandaki uzun dönem gerçek yaşam verileri sınırlıdır. Gereç ve Yöntem: 2011-2023 yılları arasında üçüncü basamak bir merkezde dominant darlık nedeniyle endoskopik retrograd kolanjiyopankreatografi uygulanan ardışık primer sklerozan kolanjit hastaları retrospektif olarak değerlendirildi. Tüm girişimler deneyimli tek bir endoskopist tarafından gerçekleştirildi. Uygulamalar, endoskopik balon veya buji dilatasyonunu takiben kısa süreli biliyer drenajı içermekteydi. Çalışmanın primer sonlanım noktası, 24. ayda nüksüz sağkalım olarak belirlendi. Sekonder sonlanım noktaları ise klinik ve biyokimyasal yanıt, hastalık progresyonu ve güvenlik sonuçlarıydı. Bulgular: Toplam 35 hasta (ortalama yaş: 42.0 +/- 13.5 yıl; %68.6 erkek) üzerinde 138 endoskopik girişim gerçekleştirildi; hasta başına medyan üç işlem yapıldı. Olgu-ların %94.3'ünde dilatasyon uygulandı ve tüm hastalara kısa süreli stent veya nazobiliyer drenaj sağlandı (medyan süre: 15 gün). Üçüncü ayda hastaların %78.8'i asemptomatikti ve %80.0'inde alkalen fosfataz düzeyinde >= %20 azalma saptandı. Yirmi dördüncü ayda nüksüz sağkalım oranı %45.4 olarak bulundu. Genel komplikasyon oranı %8.0 olup en sık görülenler kolanjit, pankreatit ve stent migrasyonuydu. İşlem ilişkili mortalite izlenmedi. Sonuç: Endoskopik tedavi, özellikle kısa süreli drenaj ile birlikte uygulanan balon dilatasyonu, primer sklerozan kolanjitte dominant darlıkların yönetiminde güvenli ve etkili bir yöntem olarak görünmektedir. Bu yaklaşım kısa dönemde anlamlı klinik ve biyokimyasal düzelme sağlamakta ve kabul edilebilir bir güvenlik profili sunmaktadır. Bununla birlikte, yüksek nüks oranı hastalığın kronik ve tekrarlayıcı doğasına işaret etmekte olup uzun dönemli yapılandırılmış izlemin önemini vurgulamaktadır.