ŞİRİN KÜÇÜK, SEMA ÇEKİÇ
Uludağ Üniversitesi Tıp Fakültesi Dergisi - 2014;40(2):95-99
Testisin primer non-Hodgkin lenfoması nadir görülen bir hastalıktır1-13. Tüm testis malignitelerinin %1-9’unu ve tüm non-Hodgkin lenfoma-ların yaklaşık %1-2’sini oluşturur2,4,7,8,10,13. Nadir görümesine rağmen, 60 yaşın üzerinde en sık görülen testis malignitesidir2-8,13. Genellikle ileri yaşlarda rastlanır. Ortalama yaş 60’tır6-8. Tanı histopatolojik olarak konulur3,11. Diffüz büyük B hücreli lenfoma (DBBHL) en sık görülen histolojik alt tipidir1-6,10-13. Prognozu belirleyen en önemli parametre evre ve histolojik derecedir. Prognozu diğer testis tümörlerinden kötü olup, ilk 1 yıl içinde yayılım bulgusunun olmaması iyi prognoz işareti olarak kabul edilir1-6,9. Yaygın nodal lenfomalarda testis tutulumuna daha sık rastlanırken, testisin primer lenfoması nadirdir. Primer testis lenfoması olgularının %57’si evre I, %22’si evre II ve %21’i de evre III-IV olarak karşımıza çıkmaktadır1,2,4. Özellikle erken evre hastalıkta standart bir tedavi mevcut olmamakla birlikte, evre I ve II hastalıkta, orşiektomi sonrası doksorubisinli veya antrasiklinli kemoterapi uygulaması önerilmektedir7,8. İleri evre (evre III ve IV) hastalıkta kombinas-yon kemoterapisi tercih edilen tedavi modalitesidir1,2. Bu makalede nadir görülen PTL tanısı alan olgunun klinikopatolojik bulgularının literatür bilgileri eşliğinde tartışılması amaçlanmıştır.