PRİMER TUBA UTERİNA KANSERİ: BİR OLGU SUNUMU

MEHMET A OSMANAĞAOĞLU, SELEN OSMANAĞAOĞLU, HASAN BOZKAYA

Journal of Clinical Practice and Research - 2004;26(4):197-200

Karadeniz Teknik Üniversitesi Tıp Fakültesi Kadın Hastalıkları ve Doğum AD, Trabzon

 

Total abdominal histerektomi, bilateral salpingoooferektomi, total omentektomi, pelvik ve paraaortik lenf nodu disseksiyonu sonrası 3 yıldır hastalık belirtisi göstermeden sağ kalmış, sol tubadan köken alan, evre IA-2, primer tuba karsinomlu 75 yaşında ve postmenopozal dönemde olan bir olguyu sunmak istedik. Histopatolojik olarak sol tubadan köken alan, az diferansiye, seröz papiller adenokarsinoma tespit edildi.Adjuvan radyoterapi verildi. Spesifik semptomları olmamasına rağmen klinisyen primer tuba kanserinden şüphe etmelidir. Primer tedavisi halen cerrahi olup sonrasında adjuvan kemoterapi veya radyoterapi önerilmektedir. Klinik seyir, prognostik faktörleri daha iyi tanımlayacak yeni çalışmalara gereksinim olduğu gibi hastalığın her evresine göre uygun tedavi belirlenmelidir.